Türkiye’nin terörle mücadelesinde çözüm önerilerinin belli olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, yurt içinde ve yurt dışındaki bütün teröristlerin silahlarıyla birlikte teslim olması, tamamının Türk adaletine hesap vermesi ve verilecek hükme rıza göstermesi gerektiğine değinerek, “Hükümetin de ilk görevi tamamını teslim alıp, adaletin önüne yaka paça çıkartmak, bu mümkün olmuyorsa mücadelenin doğası kapsamında gereğini eksiksiz yapmaktır. Bu süreçte devletin yanındayız. Seçilmiş hükümetin destekçisiyiz. Kahraman asker ve polislerimizin de hilafsız arkasındayız.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Atatürk düşmanlığına heves edenlerin Sakarya’da Türk’ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Cumhuriyet’i bela görenler, Dumlupınar’da yere serilip İzmir’e kadar kaçan hayasızların müptelası olan köhne ve kirli şahsiyetlerdir. Atatürk Türk’tür, Türk’ün Samsun’dan Ankara’ya kadar süren mücadelesinin kınından çıkmış kılıcıdır.” dedi.

ATATÜRK TAM BAĞIMSIZLIKTIR, CUMHURİYETTİR, CUMHURUN TA KENDİSİDİR

Bu büyük insanlardan birinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu aktaran Bahçeli, cehaletin, sefaletin ve taassubun hüküm sürmesine karşı gelen Atatürk’ün kahramanlar sayfasına ismini altın harflerle yazdırdığının altını çizdi. Bahçeli, Atatürk’ün “Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine sadakat gerekir” sözlerini hatırlattı.

10 Kasım’ın bir matem gününden ziyade Gazi Mustafa Kemal’in daha iyi anlaşılıp, fikir ve eserlerinin tanıtılması açısından önemli ve tarihi bir eşik olduğunu ifade eden Devlet Bahçeli, “Milletimiz ve vicdan sahibi her insanımız aziz Atatürk’e müteşekkirdir. O, vatanı parçalamaya yeltenenlere sur olan, Türk milletinin maddi ve manevi varlığını çiğnemeye cüret edenlere dur diyen kutlu ve kutsal mücadeleye liderlik yaptı, nur olup istikbaldeki sisli ve gölgeli alanları aydınlattı. Milletimizin içine gömüldüğü hareketsizliği, karamsarlığı, çaresizliği ve şaşkınlığı kolektif akılla tedavi edip, çağın stratejik boşluklarını dolduran ahlak ve adanmışlıkla tasfiyeye girişti ve bunda da çok şükür başarılı oldu. Bağımlılığı elinin tersiyle itip manda ve himaye çabalarını tersledi, müstevli hesapları milletten aldığı güçle tepeledi, işgalcilerin tepelerine yıldırım gibi indi.” diye konuştu.

“Atatürk tam bağımsızlıktır, Cumhuriyettir, cumhurun ta kendisidir.” ifadesini kullanan MHP Genel Başkanı Bahçeli, tarihten husumet çıkarmak için yarışanların, Milli Mücadele yıllarına kara çalmak için fırsat kollayanların on yıllar içinde “patolojik bir vaka” halini aldığını vurguladı. Bahçeli, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk isminden rahatsız olanlar, aslında istiklal düşmanı, istikbal kaçkını oldukları aşikar.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’ne dil uzatmanın ve Atatürk’e saldırmanın vatan hainliği olduğunu belirten Bahçeli, son yıllarda Atatürk’ün özel hayatını kurcalayarak, ağır ve ahlaksız sorgu ve yargılamalara teşebbüs edenlerin ayağa düşmüş zihniyetlerinin dikkat çekici hale geldiğini dile getirdi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Atatürk düşmanlığına heves edenler, Sakarya’da Türk’ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Cumhuriyet’i bela görenler, Dumlupınar’da yere serilip İzmir’e kadar kaçan hayasızların müptelası olan köhne ve kirli şahsiyetlerdir. Atatürk Türk’tür, Türk’ün Samsun’dan Ankara’ya kadar süren mücadelesinin kınından çıkmış kılıcıdır. Biz, bir milleti kurtarmış, bu varlık içinden bir devlet çıkararak onurlu bir mevkiye yükseltmiş bir kahramanının özel hayatıyla değil, fikirleriyle, eserleriyle ve mücadele yönetimiyle meşgulüz, onunla da övünürüz. Dedikodu çarkını döndüren ilkellere tavsiyem, Atatürk’ün milli tarih şuurunu öğrenmeleridir. Vatan ve millet sevgisini kendilerine örnek almalarıdır. Hür yaşama arzusu, millet egemenliği, milli kültürün geliştirilmesi, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefini anlamalarıdır.”

Hiçbir milletin, kendi geçmişine tek boyutlu bakarak tarafsızlık adına veya objektif olma bahanesiyle acımasızca ve haksızca eleştirerek büyük ve onurlu bir geleceğe ulaşmasının düşünülemeyeceğine işaret eden Bahçeli, geçmişinden ilham ve güç almayan bir neslin yetişmesinin de mümkün olamayacağını söyledi. Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik yaygınlaşan ilginin, yoğunlaşan dikkati çekici sevgi, saygı ve sempatinin artarak devamını dileyerek, “Çünkü onun açtığı çığır, göstermiş olduğu ufuk, işaret ettiği milli hakikatler bizi her türlü düşmanlıktan, her türlü işgal ve ihanet girişiminden inanıyorum ki, muhafaza edecek rehber niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE ŞU ANDA HEDEF ÜLKE

Türk milletinin aynı iman, aynı irade ve aynı idealler etrafında küme küme toplandığını belirten Bahçeli, tarih boyunca düşmanca emellerin millet üzerinde de eksik olmadığını ifade etti. “Bugün hangi sorunları konuşuyor, hangi komplo ve tuzaklara maruz kalıyorsak, biliniz ki kökü geçmiştedir, kaynağı eskiye dayanmaktadır.” değerlendirmesinde bulunan Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:

“Türk milletini teslim almak, kutsal topraklarında boğmak maksadıyla tüm imkanlarını seferber eden güçler, aslında tarihin intikamını almak için yanıp tutuşmaktadır. Elbette teslimiyet idrak ve iradenin intiharı demektir. Buna büyük Türk milleti asla izin vermeyecek, asla boyun eğmeyecektir. Fert fert bedenlerimiz çiğnenmeden, tek tek çöküşümüz sağlanmadan Allah’ın izniyle soysuzlar kazanamayacak, günahkarlar sonuca ulaşamayacaktır. İman ve milli asalet sahneden çekilmeden ihanet hakimiyet kuramayacaktır.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin şu anda hedef ülke olduğunun altını çizerek, faal olan iç ve dış odakların, “tutunulan zemini ittifakla kaydırmak, bulunulan alanı insafsızca kapatmak için fitne ve fesat yaydığını” dile getirdi.

Siyasi operasyonların, döviz, faiz ve borsa oyunları, terör eylemleri, darbe teşebbüsleri ve itibarsızlaştırma hamlelerinin birbirine eklemlenerek ortaya çıktığına dikkati çeken Bahçeli, Türkiye’nin üst düzey bir beka mücadelesi vermekte olduğunu vurguladı. Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bu bir vehim, bir hayal, bir kuruntu değildir. Türkiye ne zaman kıpırdasa, ne zaman doğrulup sorun ve sıkıntılarının çözümü için inisiyatif alsa ya bir kriz ya da bir kaos anında tetiklenmektedir. Nitekim milli birlik ve kardeşlik ruhunu sabote etmek için kuyruğa girmiş karanlık çevreler, ülkemizin diriliş ve yükseliş gayesinden her zaman ürkmüşler, zaman geçirmeden başımıza üşüşmüşlerdir. İşler düzelmeye başlasa, bozguncular gecikmeden devreye girmişlerdir. ‘İleri, daha da ileri gidelim’ desek, hep bir engel çıkaran, hep bir çengel atan görülmüştür. Huzurun vekaleti olmaz. İstiklalin velayeti olmaz.
İhanetin vedası olmaz. Dost gibi görünen düşmanların vefası ise hiç olmaz, olmamıştır. ”

Devlet Bahçeli, mücadelenin olduğu yerde umut ve geleceğin de olacağını belirterek, böyle bir ortamda “meluh heves ve hedefler”in başarı şansının olamayacağını kaydetti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörizm kanalıyla Türkiye’yi tehdit eden, diyet isteyen, bedel ödetmek için her yolu deneyen ülke ve mihraklar, kalemizi düşüremeyecekler, kalemimizi kıramayacaklar, kaderimize ambargo koyamayacaklardır. Dövene elsiz durmayacağız, sövene dilsiz kalmayacağız, vurana tepkisiz olmayacağız.” dedi.

GAZİLERİMİZE EL KALDIRANLAR AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALI

Bahçeli, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, uzun süredir terörizmin kanlı saldırılarına muhatap olduğunu belirtti.

Terörle mücadelede kesinti, ağırdan alma, kafa karışıklığı, sistem ve strateji yanlışlığı olamayacağını vurgulayan Bahçeli, “Terörizm kanalıyla Türkiye’yi tehdit eden, diyet isteyen, bedel ödetmek için her yolu deneyen ülke ve mihraklar, kalemizi düşüremeyecekler, kalemimizi kıramayacaklar, kaderimize ambargo koyamayacaklardır. Dövene elsiz durmayacağız. Sövene dilsiz kalmayacağız. Vurana tepkisiz olmayacağız.” diye konuştu.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 2 Kasım’da terör örgütünün saldırısında 6 asker, 2 güvenlik korucusunun şehit olduğuna işaret eden Bahçeli, 3 Kasım’da da Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde düzenlenen operasyonda 1 polisin şehit olduğunu anımsattı. Bahçeli, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine, silah ve mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diledi.

Diyarbakır’da şehit düşen Özel Hareket polisi Ahmet Alp Taşdemir’in Manisa’nın Salihli ilçesindeki cenazesinde, namazı imam olan babası İbrahim Taşdemir’in kıldırdığına değinen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Baba İbrahim Taşdemir namazdan sonra herkesin yüreğine oturan, duyan herkesi titreten şu sözleri haykırmıştır, ‘Hilal, ezan, bayrak inşallah bu necip milletin omuzlarında yücelmeye devam edecek. Doğduğunda bizi şereflendirmişti; şehit oldu, şehadetiyle bizi şereflendirdi. Bunun için Rabbimin hükmüne boyun eğdim. Hiç şikayetim yok. Rabbimizden gelen başım gözüm üstüne. Vatanımız sağ olsun. Allah bu millete zeval vermesin.’ Elbette bu duaya sonuna kadar amin diyor, böyle babalarla, böylesi metanet ve asalet zirvesi babaların kahraman evlatlarıyla hayatımız boyunca iftihar edeceğimizi gür ve güçlü bir şekilde açıklıyorum. Türk milletinin gerçek kudreti, hakiki potansiyeli bu asil söz ve imanlı kalplerde saklıdır.”

Ankara’da, ailelerinin de bulunduğu araçla seyahat eden iki gazinin darbedildiği olayı lanetlediğini belirten Bahçeli, “Saldırgan suçluların savunmasız gazilerimize vurmanın ne demek olduğunu, bunun sonuçlarının neler olacağını burunlarından fitil fitil gelesiye kadar yaşayıp görmelerini tez elden bekliyorum. Gazilerimize el kaldıran, tekme sallayan, küfür ve hakaret yağdıran bu iğrenç mahluklar doğduklarına pişman edilmeli, ağır ve acımasız bir şekilde cezalandırılmalıdır.” ifadesini kullandı.

Devlet bahçeli, şehitlerin hesabının mutlaka sorulacağını, Türk devletinin kiralık cellatların, kandan nemalanan vampirlerin hakkından gelecek yüreğe, beceriye, kadroya, akıl ve inanmışlığa sahip olduğuna dikkati çekti.

Bahçeli, şu görüşlere yer verdi:

“Son bir hafta içinde 80 terörist imha edilmiştir. Kandil’de fotoğraf verip AKP-MHP faşizminden bahseden lider kadrosunun da sonu yakındır, aksini düşünmek akıl ve ahlak iflasıdır. Bu vatanının aşını yiyip, suyunu içen; sonra da dönüp ihanet eden, vatan evlatlarına kast eden azılı katiller, öyle ya da böyle helal kurşunu da mutlaka yiyeceklerdir. Bu vatan, bundan bin yıl önce gerçek sahibini bulmuştur. Tarihi geriye döndürmek istense bile mümkün değildir. Bu iş bitmiş, sayfa kapanmış, perde inmiştir. Bu topraklar Türk vatanıdır, üzerinde yaşayan muazzam beşeri varlık Türk milletidir. Türk milleti, köklerin, kökenlerin, dillerin, mezheplerin üstünde bir maddi ve manevi bağ ile birleşmiştir. Bizleri bir araya getiren, acılarımız, anılarımız, zaferlerimiz, hüzünlerimiz ve coşkularımız olmuştur. Bizi bugüne getiren kökenimiz, doğduğumuz yöre, muhterem anamızın dili, ruhumuzu teslim ettiğimiz yer neresi olursa olsun, bizim adımız Türk milletidir.”

Türkleri Anadolu’dan atma hayalinin yüzyılları aşarak bugüne geldiğine işaret eden Bahçeli, bu hedefin maşalarının da, PKK’sından FETÖ’süne, DHKP-C’sinden PYD, YPG, DEAŞ’ına kadar bütün terör örgütleri olduğunu bildirdi.

Bahçeli, milletin önünde iki seçenek bulunduğunu vurgulayarak, “Burasının adı Türkiye’dir, milletinin adı ise Türk milletidir. Ya bu topraklar ve üzerinde yaşayan millet bir ve bütün tutulacaktır ya da Türk milleti Anadolu’dan atılacak ve tarihten silinecektir. Ya bir olacağız ya da birer birer yerimizden, yurdumuzdan, yuvamızdan olacağız. Bir yanda Türk milleti, diğer yanda yedi düvel, yani karşımızdaki seçenek ikidir. Etnik ve mezhep ayrımcılığını körükleyenler cevap versin; Türkiye Cumhuriyeti, bugüne kadar hangi kökenden gelene menşeini sormuş ve ayrımcı muamele etmiştir? Kucaklayıcı ve konuksever gönlüne sığınmak isteyen hangi topluluğu reddetmiş, hangisini aşağılamıştır?” diye sordu.

BÜTÜN TERÖRİSTLER SİLAHLARIYLA BİRLİKTE TESLİM OLMALI

TBMM çatısı altında görev yapan bazı üyelerin bu noktaya ulaşmakta özel zorluklar yaşamış olabileceğini, bunun kimlik değil, herkesin maruz kaldığı genel sosyo-ekonomik sorunlardan kaynaklandığını belirten Bahçeli, “Ama herkes için açık olan yolda yarışa katılıp öne çıktılar ve bu en yüksek millet eserinin üyesi olma şerefini taşıyorlar. Bu yörelerden gelen sayın üyelere hayatın her alanında kapı açan bir devlet ve hukuk sistemi, neden birilerini dağa çıkmaya sevk etmiş olsun? Aksini iddia edenler neye ve kimlere hizmet etmektedir?” ifadesini kullandı.

Daha önce de dile getirdikleri gibi çözüm önerilerinin belli olduğunu, yurt içinde ve yurt dışındaki bütün teröristlerin silahlarıyla birlikte teslim olması, tamamının Türk adaletine hesap vermesi ve verilecek hükme rıza göstermesi gerektiğine değinen Bahçeli, “Hükümetin de ilk görevi tamamını teslim alıp, adaletin önüne yaka paça çıkartmak, bu mümkün olmuyorsa mücadelenin doğası kapsamında gereğini eksiksiz yapmaktır. Bu süreçte devletin yanındayız. Seçilmiş hükümetin destekçisiyiz. Kahraman asker ve polislerimizin de hilafsız arkasındayız.” diye konuştu.

MASUMLARIN CANINA KASTETMEK HER ÜLKEDE, HER COĞRAFYADA CİNAYETTİR

Bahçeli, ABD’nin New York kentinde 8 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını kınayarak, Teksas eyaletinde bir kilisedeki silahlı saldırı sonucu da 26 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu menfur hadiselerden dolayı ABD halkına taziyelerini iletti.

İster terör saldırısı ister farklı nedenden dolayı masumların canına kastetmenin her ülkede, her coğrafyada cinayet anlamına geldiğine dikkati çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz, ABD’de belirli aralıklarla vasat bulan terörist saldırılardan veya bir başka sebepten kaynaklanan vahşi eylemlerden elbette üzüntü duyuyoruz. Ancak ahlaki tutarlılık gereğince aynı tavır ve vicdanlı yaklaşımı ABD’den de beklemenin en tabii hakkımız olduğuna inanıyoruz. İnsanlık, terörün acı ve kanlı yüzünü sık sık görmektedir. Bunu herkes gibi biz de biliyor ve hatta yaşıyoruz. ABD’nin terörizmden şikayet ederken, teröristlerden yakınırken, menhus ve müessir saldırılardan dert yanarken durumunu gözden geçirmesinin zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Bir ülkenin teknik ve ekonomik olarak ilerlemesi, sosyal ve ahlaki bakımdan ileri olduğuna delil teşkil etmez.

ABD, madem terörizmi tehdit görmektedir, 11 Eylül’den bugüne madem terör örgütleriyle savaş halindedir, o halde 2 Kasım günü Hakkari Şemdinli’de, sınırın sıfır noktasında vatan evlatlarımızı şehit eden canilerin kullandığı silahların ABD menşeli çıkmasını nasıl izah edecektir? PKK’nın elinde ABD yapımı ağır silahların ne işi vardır? Mehmetler şehit düşerken bir şey olmuyor da, Hans, John, Sam ölürken mi kıyamet kopuyor, o zaman mı insanlık ve insani değerler hatırlanıyor? New York’ta saldırı olunca ayağa kalkıyorlar, Washington’a namlunun ucu değince dünya sallanıyor; ne var ki Hakkari’de, Şırnak’ta, İstanbul’da, Şam’da, Bağdat’ta, Kerkük’te katliamlar yaşanırken kimseden çıt çıkmıyor, ses gelmiyor, tepki duyulmuyor. Bu mudur medeniyetiniz? Bu mudur demokrasi ve insan haklarından anladığınız? Bu mudur gelişmişliğinizin ölçüsü, zenginliğinizin övüncü? Buysa eğer, diyeceğim odur ki, yere batsın medeniyet algınız, yere çakılsın demokrasi ve gelişmişlik anlayışınız.”

ABD’nin, Türkiye düşmanlarıyla “al gülüm ver gülüm” anlayışı içinde olduğunu, suçluları, hainleri ve darbecileri görmezden geldiğini vurgulayan Bahçeli, terör örgütü FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in Türkiye’ye neden iade edilmediğini sordu.

Bahçeli, Türkiye’nin bulunduğu bölgede “her taşın altından ABD’nin çıktığını” belirterek, Lübnan Başbakanı Saad El Hariri’nin istifa ettiğini, 4 Kasım’da Yemen’dan Riyad’a füze fırlatıldığını, Suudi Arabistan’da çok sayıda kişinin tutuklandığını hatırlattı. ABD’nin Suudi Arabistan’a destek verdiğini ancak aynı desteği Türkiye’den esirgediğine işaret eden Bahçeli, terörün terörle yok edilemeyeceğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörü politik araç olarak görenlerin tuttukları paslı silahın ters tepeceğini, bumerang gibi günü geldiğinde kendilerini vuracağını ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Terörizm yanı başımızda devletleşir, ihanet koridoru Akdeniz’e ulaşırsa Ankara’nın kuşatması tamamlanmış olacaktır. Hesap budur. Terör örgütlerine bu çerçevede silah verilmekte, yıkımın temeli atılmakta, Türkiye rehin alınmak istenmektedir. Plan budur. Buna izin vermeyeceğiz, buna sessiz kalmayacağız. PKK-PYD-YPG’yi muhafaza altına alma emeli güdenlerin hevesleri boşunadır. Sınırlarımızın ötesinde oluşturulmak istenilen terör kuşağına Türkiye müsaade etmeyecektir. Bu habis senaryonun arkasında gizlenen projeleri de asla kabullenmeyecektir. Bizi kimse sindiremez. Bize kimse diş geçiremez. Türk milletine tehdit sökmez, tuzak işlemez.”

CEVAP VER