Başbakan Binali Yıldırım, Başbakanlık Binası’nda, Türkiye-Gürcistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) ikinci toplantısının ardından Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Geniş bir gündem çerçevesinde gerçekleştirilen YDSK toplantısının son derece verimli ve başarılı olduğunu ifade eden Yıldırım, ilişkilerin bütün boyutlarını, her iki ülkenin ilgili bakanlarının detaylı şekilde ele aldığını söyledi.

Yıldırım, toplantıda önemli kararların alındığını, bu kararların sonuçlarının önümüzdeki günlerde çok daha iyi şekilde anlaşılacağını belirtti.

Türkiye-Gürcistan YDSK toplantısının birincisinin, 15 Temmuz 2016’da meydana gelen alçak darbe girişiminden üç gün sonra Ankara’da yapıldığını anımsatan Yıldırım, o günkü toplantının çok anlamlı olduğunu ifade etti.

Büyük bir darbeyi başarıyla defettikten sonra Gürcistan Başbakanı’nın Ankara’ya gelip dayanışma içinde olması ve bu toplantıyı gerçekleştirmesinin unutulmaz bir anı olduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Gürcistan’da yaptığımız bu toplantı da diplomatik ilişkilerimizin yeniden tesis edilmesinin 25. yılına rastlıyor. Bu bakımdan, bu toplantıyı önemsiyoruz. 25 Mayıs’ta kutlanan Gürcistan Milli Günü’nü tebrik ediyorum. Soğuk Savaş döneminde birbirine rakip iki blok içinde yer alan Türkiye ve Gürcistan, 25 yıl gibi kısa süre içinde başka ülkelerin yüzyıllar boyunca ulaşamadığı noktaya, hakiki dostluğa ve stratejik ortaklık seviyesine ulaşmıştır. Bugün iki ülke arasında hemen hemen hiçbir siyasi sorun bulunmamaktadır ve birçok alanda da kapsamlı iş birliği mevcuttur.”

Yıldırım, ekonomik alanda Türkiye’nin, son 10 yılda Gürcistan’ın birinci ticaret ortağı olduğunu, gelecek birkaç yıl içinde ticaret hacmini karşılıklı olarak iki katına çıkarma potansiyeline sahip bulunduklarına işaret etti.

Başbakan Yıldırım, iki ülke vatandaşlarının birbirini kolayca ziyaret edebilmesinin, milletleri birbirine yakınlaştıran en önemli karar olduğunu, Batum Havalimanı’nın ortak kullanımının, ülkeler arasındaki bu gelişmeye katkı sağladığını dile getirdi.

“İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRARAK SÜRDÜRME KARARLILIĞINDAYIZ”

Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin, enerji ve ulaştırma alanında gerçekleştirdiği projelerin bu iş birliğinin sadece ikili planda değil bölgesel anlamda da önem taşıdığını gösterdiğine dikkati çeken Yıldırım, şöyle konuştu:

“Türkiye ile Gürcistan, geride bıraktığımız çeyrek asır içinde coğrafyanın şart koştuğu komşuluğu, gerçek anlamda dostluk ve stratejik ortaklığa dönüştürmeyi başarmıştır. Biz de bu anlayışla geçtiğimiz 25 yılda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve bu anlamda iş birliği ve desteğimizi artırarak sürdürme kararlılığındayız. Bugünkü toplantıda bu iradenin her iki tarafta da ziyadesiyle mevcut olduğunu görmekten ayrıca memnuniyet duyduk. Bu bağlamda Türkiye, Gürcistan ile ilişkilerinde iki şeye çok önem verir; birincisi Gürcistan’ın toprak bütünlüğü, ikincisi Gürcistan’ın egemenlik haklarına herhangi bir zarar gelmemesi. Bu çerçeve içinde mevcut olabilecek sorunların mutlaka bir çözümünün olduğuna inanıyoruz. Özellikle Abhazya ve Güney Osetya gibi sorunların çözümünde de bu ana ilkenin göz önünde bulundurulmasını önemsiyoruz.”

“GÜRCİSTAN’IN TEZİNİN ARKASINDAYIZ”

Başbakan Yıldırım, Ahıska Türkleri’nin de iki ülke arasındaki önemli bir bağı teşkil ettiğini, bu konuda Gürcistan’ın olumlu yaklaşımını takdir ettiklerini belirtti.

Gürcistan’ın, NATO dahil Avrupa ve Atlantik kurumlarıyla entegrasyon hedefini önemsediğini, Türkiye’nin de gerek NATO gerekse Atlantik konseptini her platformda desteklediğini dile getirdi.

Türkiye’nin, bu konuda Gürcistan’ın tezinin arkasında olduğunu belirten Yıldırım, Gürcistan’ı, Schengen bölgesine vizesiz seyahat elde etmesinden dolayı tebrik etti.

Başbakan Yıldırım, Türkiye-Gürcistan YDSK ikinci toplantısında, iki ülke ilişkilerinin, ekonomi ve altyapı başta olmak üzere ikili iş birliğine yönelik diğer spesifik boyutlarda ele alındığını, toplantıda önemli kararlar alındığını anlattı.

Bu kapsamda, ilk olarak gerçek potansiyelinin altında kaldığı düşünülen iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması yönünde karar alındığını belirten Yıldırım, bu yönde iki ülke ekonomi bakanlarının müşterek toplantıları sürdüreceğini, Serbest Ticaret Anlaşması’nın kapsamının genişletilmesi ve hizmet sektörünün de bu anlaşma kapsamına alınması yönünde çalışmaların bu yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.

Yıldırım, toplantıda, adli yardımlaşma, siber güvenlik ve koruma alanlarının yanı sıra karşılıklı kültürel değerlerin korunması ve iş birliğinin sürdürülmesine ilişkin anlaşmaların imzalandığını dile getirdi.

BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU PROJESİ

Yıldırım, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’ne de değinerek, tarihi projenin sonuna yaklaşıldığını bildirdi.

Başından itibaren içinde bulunduğu projenin nihayetlenmesini görmekten ayrı bir mutluluk duyduğunu dile getiren Yıldırım, “Sayın Başbakan’ın, değerli mevkidaşımın, bakanlığı döneminde de bu projeye ne kadar önem verdiğini bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. Kafkas bölgesini Orta Asya’ya ve Uzak Doğu’ya bağlayan, Anadolu toprakları üzerinden de Londra’ya kadar bağlayacak olan bu orta koridor, tarihi İpek Yolu’nun tekrar kesintisiz bağlanması stratejik anlamda bölge için çok önemli. İnşallah önümüzdeki yıllarda üç ülke olarak gerçekleştirmenin mutluluğunu birlikte yaşayacağız.” ifadelerini kullandı.

Alınan kararların hem Gürcistan hem Türkiye hem de iki ülke halklarının refahı ve geleceği için hayırlı olmasını dileyen Yıldırım, bu kararların takibi için ilerleyen süreçte de gayret gösterileceğini vurguladı.

Yıldırım, açıklamalarını Gürcüce “Çok teşekkür ederim” anlamına gelen “Didi madloba” diyerek tamamladı.

“AZERBAYCAN, GÜRCİSTAN, TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİ ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAK”

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yıldırım, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi ile İpek Yolu Projesi’nin bağlantısına ilişkin soru üzerine, “Bu proje sadece Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi ilgilendirmiyor, Avrupa’yı ve Uzak Doğu’yu da ilgilendiriyor. Asırlar boyunca doğudan batıya, batıdan doğuya İpek Yolu diye tarif ettiğimiz kervan yollarının günümüz teknolojisiyle modern demiryollarıyla tekrar hayata geçirilmesi, böylece Çin’den başlayıp Londra’ya kadar giden güzergahta ticaretin daha da canlandırılmasını hedefliyor. Aynı zaman Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ilişkilerini de çok daha ileriye taşıyacak projeden bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Projenin birinci derece sorumlularının söz konusu üç ülke olduğunu belirten Yıldırım, Türkmenistan, Kazakistan, Çin, Avrupa ve Balkan ülkelerinin de projeye dolaylı olarak katıldığını söyledi. Başbakan Yıldırım, hem kültürleri buluşturan hem de Doğu ile Batı ekonomisini bir arada geliştiren projenin bu yıl içinde hayata geçirileceğini bildirdi.

Bölgenin kaderini, taşımacılık kültürünü değiştirecek projenin, ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri çok daha ileri noktaya taşıyacağını söyleyen Yıldırım, 2004’te fikri ortaya çıkan projenin, uzun çalışmalardan sonra gerçeğe dönüştüğünü belirtti.

İNGİLTERE’DEKİ TERÖR SALDIRISI

İngiltere’nin Manchester şehrindeki terör saldırısı hatırlatılarak, terörle uluslararası mücadele çerçevesinde görüşleri sorulan Yıldırım, “İlk tahminlere göre bir canlı bombanın sebep olduğu bu terör hadisesinde, ağırlıklı olarak yaşları genç insanların bulunduğu kalabalıkta ölenler, yaralananlar var. Bu vesileyle dost ve müttefikimiz Birleşik Krallık’a, ölenlerin aile ve yakınlarına derin başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Saldırıyı en kuvvetli ifadelerle lanetlediğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Terörün ne demek olduğunu iyi bilen ülkeyiz, terörden en fazla bedel ödeyen bir ülkeyiz. Dolayısıyla baştan beri söylediğimiz bir şey var. Terör küresel bir tehdittir, dolayısıyla terörle mücadele de küresel olmalıdır. Teröristler arasında herhangi bir sınıflandırma yaparsak ve teröristlerin bir kısmını ‘kötü’, bir kısmını ‘daha az kötü’ diye bir kategoriye tabi tutarsak terörle mücadelede zafiyet devam eder. Gördüğünüz gibi güvenlik noktasında artık yaşadığımız bugünlerde, her yerin güvenliği hemen hemen aynı, her yerle ilgili tehdit de aynı. Hiç kimse ‘Benim ülkem daha güvenli.’ diyemez. Böyle deyince de terörle mücadelede zafiyet yaşanma ihtimali ortaya çıkar. O bakımdan bundan böyle terörle mücadelede yakın iş birliğini daha da artırmamız gerekiyor. Bu anlamda Gürcistan ile bizim zaten süregelen güzel bir iş birliğimiz var, bundan sonra da aynen devam edeceğiz.”

 

CEVAP VER