Koç Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan 1659 öğrenci 24 Haziran Cumartesi günü Rumeli Feneri Kampüsü’nde düzenlenen Mezuniyet Töreni’nde diplomalarını aldı.

Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Onursal Başkanı Rahmi M. Koç, Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Nur Yalman, Prof. Dr. Metin Sitti, Mütevelli Heyet ve Danışma Kurulu Üyeleri, akademisyenler, 2023 mezunları ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşen törenin konuk konuşmacısı ise küresel iş dünyasının önde gelen isimlerinden, 2013 yılında İngiltere Kraliçesi tarafından şövalyelik unvanına layık görülen yatırımcı Sir Michael Moritz oldu. Bilgisayar Mühendisliği ve Matematik Bölümlerini başarıyla tamamlayarak okul birincisi olan Arda Tiftikçi konuşmasını, doğup büyüdüğü Antakya’ya ve depremde kaybettiği yakınlarına adadı.

Koç Üniversitesi ile 100. Yıl 

Koç Üniversitesi’nin 2023 yılı mezuniyet törenine aynı zamanda Cumhuriyet’in 100. yıl sevinci de hakimdi. Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Nur Yalman, “Bundan 100 yıl önce öyle bir güneşle aydınlandı ki ulusumuz, o ışık bizim rehberimiz oldu. Tam 100 yıldır Cumhuriyetimizden aldığımız ilham sayesinde ülkemiz gelişti, ilerledi, yeni ve güçlü nesiller yetiştirdik.” diyerek bu yıl Koç Üniversitesi’nin de 30. kuruluş yılını yılını kutladığını hatırlattı. “Koç Üniversitesi 30 yıllık geçmişine birçok başarıyı, birçok ilki sığdırmıştır” diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Nur Yalman, “Öğrencilerimizin ve öğretim üyelerimizin aldığı çok itibarlı ödül, gerek ülkemizden gerekse uluslararası kuruluşlardan alınan önemli tutarlardaki araştırma fonları, toplam sayısı 19 bini geçen mezunlarımızın hem iş hem akademi hem de sosyal hayatta her sene katlanarak artan gurur verici başarıları bunun en güzel ispatıdır” şeklinde konuştu.

Aynı zamanda Harvard Üniversitesi’nde Sosyal Antropoloji ve Asya Medeniyetleri profesörü olan Nur Yalman, “Üniversitemizin, dünyanın en itibarlı bilim yuvalarından biri haline geldiğini görmek ve bilmek, sizlerle beraber güzel ülkemizi bilim dünyasında yüceltmek en büyük ülkümüzdü,” diyerek sözlerine devam etti. Prof. Dr. Nur Yalman, “Batının en yüksek üniversitelerini çok iyi tanıyorum. Bu yüksek seviyelere erişmek üzere gösterdiğimiz gayretler sonucunda üniversitemizin, dünyanın en itibarlı bilim yuvalarından biri haline geldiğini görmek ve bilmek, sizlerle beraber güzel ülkemizi bilim dünyasında yüceltmek en büyük ülkümüzdür” dedi.

Gençlere, “Sizlerin parlak geleceğini düşündükçe güzel ülkemiz için gurur duyuyorum” diyerek hitap eden Prof. Dr. Nur Yalman konuşmasında, hayatlarının baharında deprem sebebiyle yitirdiğimiz üç Koç Üniversitesi öğrencisinin acısını da dile getirdi. Prof. Dr. Nur Yalman, “Bu yıla çok elim bir haberle başladık. Maalesef 6 Şubat sabahı 10 binlerce insanımızla birlikte bizim için çok ama çok kıymetli üç çiçeğimizi, üç harika evladımızı, 11 ilimizi yıkıp geçen deprem felaketinde kaybetmenin acısıyla biz de yıkıldık. Biricik öğrencilerimiz Berk, Nursima ve Muhammed… Her zaman kalplerimizde yaşayacaklar, onları asla unutmayacağız. Ülkemizin bu büyük yıkımı atlatabilmesi için el ele, omuz omuza çalışmaya, yaralarımızı sarmak için çabalamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Metin Sitti: “Rahatlık alanlarını bozma cesaretini gösterenler, büyük ilerlemelerin de mimarıdır.”

Törende açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Metin Sitti, başta merhum Vehbi Koç olmak üzere Koç Üniversitesi’nin elde ettiği büyük başarılarda önemli katkıları bulunan Koç Ailesi’ne, Vehbi Koç Vakfı’na, Koç Üniversitesi Danışma Kurulu ve Mütevelli Heyetine, üniversitenin öğrenci ve mezunlarına, akademik ve idari çalışanlarına teşekkür etti.

Prof. Dr. Metin Sitti üniversite eğitimlerinin başından sonuna kadar önemli bir kısmı çevrimiçi ya da hibrit ortamda geçen 2023 mezunlarına şöyle seslendi: “Sizler, COVID-19 ve deprem gibi, arka arkaya olağanüstü krizlerin kıskacında kalmış bir nesilsiniz. Pandemi ile iç içe yaşamış bir kuşaksınız; pandemi öncesi Üniversitemize başladınız, bu çok zorlu zamanı yaşadınız, üstesinden geldiniz ve pandemi öncesi ve pandemi sonrası diye ayırdığımız bu sıra dışı dönemi yaşayan bir kuşak olarak dirayet sahibi, esnek ve her koşula uyum sağlayabilecek yetkinliklerle donandınız. İnanın bu yaşadığınız tecrübeler, sizin gelecekte en büyük süper güçleriniz olacak.”

Prof. Dr. Metin Sitti gençlerle deneyim ve tavsiyelerini de paylaştı. “Üniversiteden mezun olduğum 1992 yılında, biri bana ‘insan vücudunun içinde sürekli yolculuk yapıp hastalıkları tedavi eden mikro robotlar yapacaksın’ deseydi, ona herhalde bir bilim-kurgu kitabında yaşadığını söyler, gülerdim” diyen Prof. Dr. Metin Sitti, gençlere de cesur olmalarını önerdi. Sözlerini, “Sınırlarınızı zorlayın; çünkü rahatlık alanlarını bozma cesaretini gösterenler, büyük ilerlemelerin de mimarıdır” diyerek sürdüren Prof. Dr. Metin Sitti, “Tutkunuzu takip etmek tam da bu cesareti gerektirir. Tutkulu olduğunuz bir konuda çalışmak gerçek mutluluğu bulmanın en heyecanlı yollarından biridir. Hayatta ne yaparsanız yapın, tutkuyla ve zevkle yapın” dedi.

Yeni mezunlara nereye giderlerse gitsinler, bu ülkenin yetiştirdiği düşünce önderleri, iş dünyasının liderleri, mühendisleri, hukukçuları, bilim insanları, doktorları, hemşireleri ve sanatçıları olacaklarını hatırlatan Prof. Dr. Metin Sitti onları öğrendiklerini, deneyimlerini ülkelerine geri vermeye davet etti.

Prof. Dr. Metin Sitti sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana en çok sorulan sorulardan biri, neden Türkiye’ye döndüğüm oluyor. Bu ülke bana bugünkü Metin’in en büyük değerlerini, direnç, esneklik ve başarının önünde hiçbir şeyin duramayacağını, çalışmanın gerçekten de bir karşılığı olduğunu öğretti. Ailem, hocalarım, beraber çalıştığım birçok isim, yolculuğumun anahtar isimleri oldular. Ben de şimdi o yolculuğa çıkacak sizin gibi genç dimağlara elimden geleni vermek için buradayım. Çünkü Türkiye’nin hepimize her zamankinden daha da fazla ihtiyacı var. Başka ülkelere ve kültürlere hiçbir zaman tam olarak ait olamıyorsunuz ve insan hep köklerine dönmek için büyük bir özlem duyuyor”.

Moritz: “Tek yaptığım içgüdülerime güvenmek ve ipuçlarını takip etmekti.”

Koç Üniversitesi’nin 29. Mezuniyet Töreni’nde, gençleri hayata hazırlamak ve motive etmek üzere konuşma yapanlardan biri de küresel iş dünyasının önde gelen isimlerinden, yatırımcı Sir Michael Moritz oldu.  Dünyanın en başarılı teknoloji şirketlerinin gelişimine yön veren yatırımlarla tanınan ve 2013’te İngiltere Kraliçesi tarafından şövalyelik unvanına layık görülen Michael Moritz, yeni mezunlarla hayat deneyimlerini paylaştı. Sir Michael Moritz’e, küresel ekonominin gelişimini 21. yüzyıla damga vuracak şekilde etkilediği için İşletme alanında Şeref Doktorası takdim edildi.

Yahoo!, PayPal, Google, LinkedIn gibi şirketlerin yönetim kurullarında uzun süre görev yapan Sir Moritz’in ortağı olduğu Sequoia Capital, dünyanın en başarılı teknoloji şirketlerinin geleceğini şekillendiren yatırımlarıyla biliniyor.

Sequoia’ya katılmadan önce TIME dergisinin San Francisco şubesi şefi olarak görev yapan Sir Michael Moritz, Apple’ın tarihine kapsamlı bir bakış sunan ilk kitabın (Ve Steve Jobs Apple’ı Yarattı) yazarı olarak da biliniyor.

Sözlerine, “Galler’de, Nazi Almanya’sındaki katliamdan kaçmış bir anne babanın oğlu olarak büyüdüğüm dönemde, bir gün —Üniversitenizin yönetiminin nazik daveti sayesinde— dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, Türkiye’nin en yetenekli ve kabiliyetli gençlerinin karşısına geçip her birinizi bekleyen yolculuk hakkında bazı düşüncelerimi paylaşacağımı asla hayal edemezdim” diyerek başlayan Moritz, Oxford Üniversitesi’ndeki tarih öğreniminin ardından gazetecilikten yayıncılığa, yazarlıktan 21. yüzyıl küresel ekonomisinin gelişimini etkileyecek teknoloji yatırımlarının mimarlığına uzanan sıra dışı yolculuğunu Koç Üniversitesi mezunlarıyla paylaştı.

Sir Michael Moritz şöyle konuştu: “1980’lerin başlarında risk sermayesi alanında çalışmayı düşünmeye başladığımda bu alanda henüz sadece bir avuç firma vardı. Hepsi de küçük şirketlerdi ve beyaz erkekler tarafından yönetiliyordu. Bu firmaların altı tanesine başvurdum. Tümünün yöneticileri benimle tanışma nezaketini gösterdi. Beşi, girişim alanında başarılı olmak için gerekli deneyime sahip olmadığımı söyledi. Ben tarih mezunuydum. Mühendis değildim. Bilgisayar bilimcisi değildim. Onların deyimiyle, hiç gerçek bir iş yapmamıştım; ‘gerçek iş’ onlara göre bir teknoloji şirketinde çalışmak demekti. Ben sadece bir gazeteciydim. Ancak bir kez daha, tam başarısızlığın eşiğindeyken, birkaç yıl önce Sequoia’yı kurmuş olan ve o sırada dört kişilik bir ekiple 45 milyon dolarlık bir fonu yöneten Don Valentine, bir risk sermayedarının başarılı olup olmayacağını baştan bilmenin imkânsız olduğunu söyledi ve bana iş teklif etti. Asla pes etmemem gerektiğini işte o zaman öğrendim.”

Gençlere içgüdülerini takip etmelerini salık veren Sir Michael Moritz şunları söyledi: “Oxford’tan sonra İngiltere’de kalmaya karar vermiş olsaydım, bugün burada karşınızda olamazdım. Avukat, bankacı, danışman ya da reklamcı olmak yerine gazeteci olma arzumun peşinden gitmemiş olsaydım kendimi San Francisco’da bulamazdım. Ve eğer San Francisco’ya gitmiş olmasaydım Steve Jobs ile asla tanışamayacaktım. Ve Steve Jobs ile tanışmamış olsaydım bir şirket kurmayı asla düşünemezdim. Ama daha da önemlisi, beni Sequoia’da Don Valentine ile tanışmaya iten Steve ve Apple’ın hikâyesiydi; çünkü Apple’ın ilk girişim sermayesi turuna Don ve Sequoia yatırım yapmıştı. İzlediğim bu rotanın beni götürdüğü umulmadık yerler gerçekten hayret verici: Naziler, Galler, Oxford, TIME, San Francisco, Steve Jobs, Apple, Sequoia ve şimdi… İstanbul. Tek yaptığım içgüdülerime güvenmek ve ipuçlarını takip etmekti.”

Hayatında hikâyelerin kilit bir rolü olduğundan bahseden Moritz, “Her tarihçinin ve gazetecinin vazgeçilmez araçlarından olan hikâye anlatımı, her yöneticinin, lider olmak isteyenlerin, şirket kurmak ya da yatırımcı olmak isteyen herkesin de olmazsa olmazıdır. Sequoia’ya ve girişim alanına ısındıkça, bu alışkanlıkların vazgeçilmez olduğunu keşfettim. Her konuda, sadece en iptidai bilgilerle donanmış olsam bile, zihnimde bir hikâye oluşturmayı ve bunu net bir şekilde aktarmayı öğrendim” dedi.

“Hikâyeler hayal gücünün bir rüyayı, pusulada bir yönü ya da uzak bir hedefi başkalarına aktarabilmenin ifadesidir. Mümkün olanın resmidir” diyen Sir Michael Moritz, “Hiç kimse nereye varmak istediğini önce kendisine, sonra da yanındakilere açıklamadan yeni bir iş kuramaz. Sonraki evrede de, potansiyel çalışanlarınızı işlerini bırakıp yeni bir girişime katılmaya ikna etmekte kullanacağınız şey yine hikâye anlatımıdır. Şirketinizi hiç duymamış olan müşterileri ürünlerinizi satın almaya ikna eden de budur ve nihayetinde, yazdığınız büyüleyici hikâye (kanıtlanabilir gerçeklerle destekleyebildiğiniz sürece) diğer yatırımcıları da cezbeder. Benim en aşina olduğum değer birimleri dolar, avro ya da renminbi değil, hikâye anlatımı, sabır, ikna ve azimdir” diye konuştu.

Hayat yolculuğunda yolunu bulmasını sağlayan kerteriz noktalarından bahseden Moritz, “Başkalarını rahat ettirmek ve güveni tesis etmek geri kalan her şeyin temelini oluşturur; özellikle de iş yerinde. Korku aşılayarak ya da sevgi bekleyerek yönetmek insanların gelişmesine yardımcı olmaz. Sessizce saygı görmek her zaman yeğdir” diyerek sözlerine devam etti. Sir Michael Moritz, e-postalarını imzalarken kullandığı “Her şey mümkündür” sözüyle yeni mezunlara veda etti.

Arda Tiftikçi: “Konuşmamı depremde etkilenen, doğup büyüdüğüm memleketim Antakyama ve hayatını kaybeden yakınlarıma adıyorum.”

Bilgisayar Mühendisliği ve Matematik Bölümlerini başarıyla tamamlayarak 2023 yılı Koç Üniversitesi birinciliğe hak kazanan Arda Tiftikçi, doğup büyüdüğü Antakya’ya ve depremde kaybettiği yakınlarına adadığı birincilik konuşmasında şunları söyledi: “Ben bugünkü konuşmamı depremden maalesef çokça etkilenen, doğup büyüdüğüm memleketim Antakyama ve depremde hayatını kaybeden en yakınlarım teyzem Nilgün Mısırlı’ya, anneannem Hayriye Mısırlı’ya, canım kuzenim Ece’ye, eniştem Nuri Gülen’e, halam Alev Safa Yapar’a ve eşi Murat Ali Yapar’a adamak istiyorum.”

Atatürk’ün, hayatın iniş çıkışlarında kendisine kılavuzluk ettiğini belirten Arda Tiftikçi sözlerini, yine Atatürk’ün sözleriyle, “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır, ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim” diyerek tamamladı.

CEVAP VER