İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün katkılarıyla, Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen “Türk Dünyasında Ankara’nın Tarihi ve Kültürel Değerlerinin Anlamı Çalıştayı” kapsamında gerçekleştirilen basın lansmanı, Gordion Tanıtım Merkezi’nde düzenlendi.

25 Haziran’da gerçekleştirilen etkinlik öncesinde katılımcılar, Polatlılı Bürokrat ve İş İnsanları Derneği (POBİAD) Balgat’taki dernek merkezinde oluşturulan Gordion Tanıtım Merkezi’ni ziyaret etti. Programda POBİAD Başkanı Özcan Temurer ve yönetim kurulu üyeleri, konukları ağırlayarak Gordion’un tarihi ve kültürel değerlerine ilişkin bilgi verdi.

GORDİON’UN MİTOLOJİK HAFIZASI

Lansmanın dikkat çeken bölümlerinden biri ise hikâye ve masal anlatıcısı Tülay Altındağ’ın gerçekleştirdiği söyleşi oldu. Gordion’un yalnızca arkeolojik bir miras değil, aynı zamanda zengin bir mitolojik hafızaya sahip olduğunu vurgulayan Altındağ, mitolojinin geçmiş toplumların yaşamı anlamlandırma biçimi olduğunu ifade etti.

Mitolojinin günümüzde masalsı anlatılar olarak algılansa da, geçmişte insanların doğa olaylarını, yaşamı ve ölümü açıklamak için geliştirdiği düşünce sistemi olduğuna dikkat çeken Altındağ, “O dönem insanlar yağmurun yağmasını, gök gürültüsünü ya da yaşadıkları felaketleri tanrıların bir mesajı olarak yorumluyor, hayatlarını buna göre şekillendiriyorlardı. Bugün bile hepimizin kültürel mirasımızdan gelen kendimize ait bir şahsi mitolojisi bulunuyor.” dedi.

Gordion denildiğinde akla ilk gelen efsanelerden birinin Kral Midas olduğunu belirten Altındağ, halk arasında en çok “Midas’ın eşekkulakları” hikâyesinin bilindiğini, ancak Midas’ın dokunduğunu altına çeviren kral olarak anlatılan öyküsünün yanı sıra babasına ilişkin mitolojik anlatıların da bulunduğunu söyledi.

Altındağ, dünya çapında bilinen “Gordion Düğümü” efsanesinin de Gordion’un uluslararası tanınırlığını artıran en önemli mitolojik anlatılardan biri olduğuna işaret ederek, bu tür hikâyelerin bölgenin kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynadığını ifade etti.

Basın lansmanında yapılan sunum ve söyleşilerde, Gordion’un yalnızca tarihi kalıntılarıyla değil, binlerce yıllık efsaneleri, anlatıları ve kültürel belleğiyle de Ankara’nın en önemli miras alanlarından biri olduğu vurgulandı.

GORDİON DÜĞÜMÜ

Gordion düğümü, Frigya Kralı Gordios’un kağnısını tapınağa bağladığı, kimsenin çözemediği karmaşık bir düğümdür. Bir kehanet, bu düğümü çözen kişinin Asya’nın hâkimi olacağını söyler. Büyük İskender MÖ 333 yılında Gordion’a (Ankara yakınları) gelir. Düğümü çözemeyeceğini anlayınca kılıcıyla keser. Böylece kehaneti gerçekleştirir. Bu hikaye, karmaşık veya çözülmesi imkansız görünen sorunları cesur ve alışılmadık yöntemlerle çözmeyi anlatan bir deyim olarak günümüze ulaşmıştır.

Efsanenin Doğuşu: Antik çağda Frigya halkı yeni bir kral arıyordu. Bir kâhin, şehre öküz arabasıyla (kağnı) giren ilk kişinin kral olacağını söyledi. Şehre giren ilk kişi Gordios isimli yoksul bir köylüydü. Halk onu kral ilan etti. Gordios, krallığın anısına kağnısını Frig tanrısı Sabazios’un tapınağına bağladı. Bağlantı için kullandığı ip çok karmaşık bir düğüm haline geldi. Efsaneye göre bu düğümü çözen kişi tüm Asya’nın hâkimi olacaktı.

Büyük İskender’in Çözümü: MÖ 334 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender, Anadolu seferine çıktı. Ordusuyla birlikte Gordion’a (günümüz Ankara yakınlarındaki Polatlı ilçesi) ulaştı. İskender, düğümü çözmek için çok uğraştı ancak uçları gizli olduğu için bunu başaramadı. Sabrı tükenen İskender, kılıcını kınından çıkardı. Kılıcıyla düğüme sert bir darbe vurarak onu ikiye böldü. Böylece düğüm sorunu ortadan kalkmış oldu. İskender, ilerleyen yıllarda gerçekten de büyük bir Pers İmparatorluğu fatihi oldu.

Günlük hayatta “Gordion düğümünü çözmek”, zekâ veya sabır gerektiren çok zor bir problemi, doğrudan ve radikal bir hamle ile halletmek anlamına geliyor. (kaynak:ankaranethaber.com)

CEVAP VER