İstanbul’da Cuma namazı sonrası basın mensuplarını sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin Rusya Devlet Başkanı Putin ve ABD Başkanı Trump’la yaptığı görüşmelerle ilgili olarak, “Başta Amerika, Rusya ve tüm koalisyon güçlerinin burada hassasiyetini istedik, istiyoruz ve şu andaki son gelişmeler sanki biraz havanın yumuşaması gibi bir durum söz konusu. Görüşmelerimiz devam ediyor, devam edecek” dedi.

Cuma namazını Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cami çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplayarak, gündemdeki bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bu gece idrak edilecek olan Miraç gecesinin millet ve tüm İslam dünyası için hayırlara ve barışa vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah insanlığın birliğine, beraberliğine, kurtuluşuna vesile olur diyoruz. Tabii birinci derecede milletimizin birliği beraberliği, barışı çok çok önemli, Rabbim yar yardımcımız olsun” dedi.

“GÖRÜŞMELERDE, SURİYE’DE YAŞANAN TRAJEDİNİN SONA ERMESİ NOKTASINDA TALEPLERİMİZ OLDU”

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmelerinde nelerin ele alındığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerin ağırlıklı olarak Suriye içerikli olduğunu ve bölgedeki gelişmeleri ele aldıklarını aktardı.

Suriye’de barışın bir an önce temini için nelerin yapılabileceğini görüşme fırsatı bulduklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bütün bunları ele alırken, görüşürken üzerinde ısrarla durduğumuz konu; bölgedeki suların ısınmasının doğru olmayacağını ve barışın tesisiyle birlikte bölgede özellikle yaşanan bu trajedinin sona ermesi noktasında taleplerimiz oldu” diye konuştu.

Doğu Guta ve Duma’da yaşananları, “can yakıcı” olarak niteleyen ve bunların birer felaket tablosu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmeleri sadece konuşmakla kalmadıklarını, bu bölgelerde yaşananlara ilişkin video kayıtlarını, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in özel temsilcisine de verdiğini aktardı.

“TÜRKİYE KİMYASAL SİLAHLARA YÖNELİK TUTUMUNDA KARARLI”

ABD Başkanı Trump ile de konuyu etraflıca ele aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede kimyasal silahların kullanılmasına ilişkin koalisyon güçlerinin tutumunun olumlu bulduklarını ve bu konuda Türkiye’nin de kimyasal silahlara yönelik tutumunda kararlı olduğunu ifade ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cevabının devamında, “Nitekim şu ana kadar bizim gerek Birleşmiş Milletler’de gerekse yaptığımız açıklamalarla bildiğiniz gibi kimyasal silahlar konusunda çok sert tutumumuz var. Fakat ben tabii bir şeyin üzerinde daha ısrarla duruyorum. Tabii ki kimyasal silahlar uluslararası yasalarda çok farklı bir zemine her ne kadar oturuyorsa da biz bunu değerlendirirken konvansiyonel silahları bir kenara koyamayız. Yani kimyasal silahlarla mı daha çok insan ölüyor veya öldürülüyor, yoksa konvansiyonel silahlarla mı daha çok insan ölüyor ve öldürülüyor? Tabii kimyasal silahlarla ölümler gerçekten bir fecaat, bir felaket, eyvallah. Ama öbür tarafta da konvansiyonel silahlarla varil bombaları yağdığı zaman, bombalar yağdığı zaman insanlar çocuk, kadın, yaşlı ayırt etmiyor ki hepsini de acımasızca öldürüyorlar. Bütün bunlar karşısında biz başta Amerika olmak üzere Rusya ve tüm koalisyon güçlerinin burada hassasiyetini istedik, istiyoruz ve şu andaki son gelişmeler sanki biraz havanın yumuşaması gibi bir durum söz konusu. Görüşmelerimiz devam ediyor, devam edecek” dedi.

“MÜCADELEMİZ İŞGAL AMAÇLI DEĞİL”

Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde terör örgütlerine yönelik Fırat Kalkanı Harekâtı’yla başlattığı, hâlen Afrin ve çevresinde devam eden mücadelesine de işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin kararlı bir şekilde yürüdüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye içinde ve Kuzey Irak’ta da terörle mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğini vurgulayarak, “Bu, Zaho’da, Hakurk’ta aynı şekilde devam ediyor, devam edecek. Ama bizim mücadelemiz kesinlikle teröristle olan bir mücadeledir, bir işgal hareketi değildir; bunu da bütün Batının, dünyanın bilmesi lazım” sözlerine yer verdi.

CEVAP VER