AK Parti Elazığ İl Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün Cerablus’tan El Bab’a kadar olan hatta 3 bin DEAŞ’lıyı imha etmiştik, yarın gerekiyorsa 3 bin teröristi daha imha ederiz. Öyle veya böyle biz bu fitne çukurunu kapatmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Elazığ 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına 16 Nisan halk oylamasında yüzde 72 ile “evet” diyen Elazığlılara ve çalışmalarından ötürü parti teşkilatına teşekkür ederek başladı. Elazığ’ın tarihin her döneminde cesaret abidesi kahramanlar çıkarmış bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun son örneğinin de Fethi Sekin olduğunu söyledi. Bir yıl önce şehit edilen Fethi Sekin’in şahsında tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehidimizin İzmir Adliyesi önündeki çatışmasının görüntülerini her izleyişimde dilimin ucuna hemen şu şiir geliyor: ‘İnsan büyür beşikte mezarda yatmak için ve kahramanalar can verir yurdu yaşatmak için.’ Evet, Fethi Sekin tıpkı 15 Temmuz şehitlerimiz gibi yurdu yaşatmak için can veren kahramanlardan biri olarak, milletimizin ve ülkemizin tarihine ismini yazdırmıştır. Kendisine ve tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.” şeklinde konuştu.

“ELAZIĞ BİR SET OLUP TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÜLKEMİZE YAYILMASINI ENGELLEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına Türkiye’nin terörle mücadelesinde Elazığlıların verdiği katkıya değinerek devam etti. Türkiye’nin 1984 yılından bu yana kesintisiz şekilde terörle mücadele yürüten bir ülke olduğunu kaydetti. Asker, polis, güvenlik korucusu, jandarma, kamu görevlileri, vatandaş olarak on binlerce kişinin teröre kurban verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ ve Elazığlıların bu uzun terörle mücadele döneminde cesur duruşlarıyla, mücadele azimleriyle, kahramanlıklarıyla daima devletlerinin yanında yer aldıklarını ifade etti. Terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden ülkemizin Batısına ve Kuzeyine geçiş yapamamasında Elazığ’ın çok büyük payı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Çünkü burası coğrafi olarak tam bir kilit noktasıdır. Elazığ’ı geçmeden ne kuzeye, ne batıya gidemezsiniz. Sizler âdeta bir set olup terör örgütünün ülkemize yayılmasını engellediniz, sağ olun, var olun” dedi.

“BU MİLLETE SALDIRANLAR BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Ne diyor Arif Nihat Asya: “Işığını öne al yürü, gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin.” Elazığlılar vatan sevgisini, millet sevgisini, devlet sevgisini, bayrak sevgisini, ezan sevgisini önlerine alıp yürümüşler, geriye de dönüp bakmamışlar. Gençler, yine Arif Nihat Asya’nın deyimiyle; şehitler tepesini boş bırakmamışlar, cesaretleri ve sadakatleriyle dalgalanmak için bekleyen bayrağın rüzgârı olmuşlardır.”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanı bölmek isteyenlerin başaramayacaklarını, buna teşebbüs etmeye kalkanlara karşı F-16’larla, helikopterlerle, tanklarla, toplarla inlerine gireceklerini söyleyerek “Gabar’da girdik mi? Tendürek’te girdik mi? Cudi’de girdik mi? Kato’da girdik mi? Ve yetmedi, ta Kandil’e kadar gittik. Yetmeyecek daha da gideceğiz. Herkes haddini bilecek. Bu millete saldıranlar bunun bedelini ağır ödeyecek, bunu bilecekler. Fırat Kalkanı harekâtı nedir? Bunun örneğidir. İnşallah durmak yok, aynen yola devam” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet olmadığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, bu devletmiş. Nerede? Pensilvanya’da. Ne işin var orada? Hadi sıkıyorsa gel, buraya gel. Arkana Amerika’yı alma suretiyle Pensilvanya’da durmanın sana kazandıracağı bir şey yok. Amerika da seni bir yere kadar taşır FETÖ, bunu bilesin, ondan sonra Amerika da seni kapıya koyacak, o zaman da kaçacak delik arayacaksın. Sen kaçaksın, biz de seni kovalayacağız.”

“SINIRLARIMIZ BOYUNCA AKTİF BİR POLİTİKA İZLİYORUZ”

Türkiye’nin terörle mücadele tarihinin, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve bağımsızlık mücadelesinin de korunması tarihi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 200 yıldır nerede bir terör hadisesi, nerede bir kargaşa varsa, nerede bir kaos varsa, orada mutlaka birtakım güçlerin çıkarının, hesabının, tezgâhının olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkan coğrafyasının Osmanlı’nın elinden çıkışının, dini azınlıkların kışkırtılması sonucu önce asayiş sorunları, ardından büyük isyanlar ve nihayetinde dış güçlerin müdahalesiyle topyekûn kopuşla gerçekleştiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkan Savaşı felaketi sırasında ordunun neredeyse tek bir kurşun atmadan İstanbul sınırlarına kadar gerilemesinin tarihimizin en büyük utançlarından biri olduğunu ifade etti.

Çanakkale Savaşında milletin ve ordunun gösterdiği olağanüstü çabanın ve yaptığı fedakârlıkların gerisinde Balkan faciasından alınan dersin ve hatta duyulan mahcubiyetin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Nitekim Gazi Mustafa Kemal Çanakkale’de kendilerinden katbekat üstün düşman güçlerine karşı hücum emri verdiğinde, askerlerine Balkan utancını bir daha görmektense burada ölmeyi tercih edeceklerini söylüyordu. Biz şanlı ecdadımızın başarılarıyla övündüğümüz kadar, tarihimizden ders almasını da bilen bir milletiz. Balkan faciasından aldığımız dersle Çanakkale’de moralimizi düzelttik, Kurtuluş Savaşında yeni devletimizi kurduk. Şimdi de son 200 yıldır yaşadıklarımızdan, özelikle de 34 yıllık terörle mücadele geçmişimizden aldığımız dersle Suriye’de, Irak’ta, sınırlarımız boyunca her yerde aktif bir politika izliyoruz.”

“AMERİKA, SURİYE’DE TERÖR ÖRGÜTÜNE 4 BİN 900 TIR SİLAH GÖNDERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında ülkeye yönelik tehditlerin artık karakolların kapısında, şehirlerin caddelerinde, vatandaşların günlük hayatı içinde değil, doğrudan kaynağında tespit ve imha etme kararı aldıklarını ve bu stratejiyi adım adım hayata geçirdiklerini belirtti. Terör örgütünü ülkede eylem yapamaz hâle getirince, bu defa güney sınırları boyunca bir koridor oluşturma çabasıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekâtıyla bu koridoru tam ortasından, bıçakla keser gibi bölüp atıldığını ve bir gece ansızın vurduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şimdi İdlib operasyonuyla bu koridorun Batı kanadını çökertiyoruz. Afrin’deki teröristler teslim olmazlarsa orayı da başlarına yıkacağız. Mümbiç’te bize verilen sözler tutulmazsa, evet, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Irak’a kadar sınırlarımızı boyunca tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Suriye’deki terör örgütünü destekleyen müttefiklere de seslenerek onları kendilerini test etmeye davet etti. Sadece 2017 yılı boyunca Suriye’de terör örgütüne Amerika’nın göndermiş olduğu silah miktarının 4 bin 900 tır olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Böyle müttefiklik olmaz, böyle stratejik dayanışma olmaz. Sen PYD’ye gideceksin YPG’ye bu silahları vereceksin, ondan sonra da bize, biz sizinle stratejik ortağız diyeceksin; bunu kimse yutmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 bin uçak dolusu silahı derme çatma havaalanlarına indirerek örgüte teslim ettiklerini bildiklerini söyleyerek “Artık kimse bize ‘bu silahlar oradaki kuvvetlerimiz için lazım’ safsatasını tekrarlamasın. Karşımıza geçip bu silahların Suriye’deki Amerikan askerleri için geldiğini söyleyen kişi, asker başına bir kamyon ve bir tır silah gerektiğini iddia ediyor demektir. Kimse bizim zekâmızla alay etmesin” şeklinde konuştu.

“TERÖRİSTİN ÜZERİNE ÜNİFORMA GİYDİRİNCE HAKİKATLER ORTADAN KALKMIYOR”

Bugüne kadar söylediği her şey yalan ve manipülasyon olanlarla Suriye’de çözebilecek sorun kalmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Yarın, öbür gün bölgede hiçbirimizin istemediği bir sıkıntı yaşanırsa, bilinsin ki sebebi işte bu yalanlarla bizi oyalayanlardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında Suriye’de terör örgütüne destek veren Amerika’yı eleştirmeye devam etti. “Teröristin üzerine üniforma giydirince, barındığı binanın tepesine de kendi ülkenizin bayrağını dikince hakikatler ortadan kalkmıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeye getirilen binlerce tır ve uçak dolusu silahın bir kısmının daha şimdiden karaborsada satılmaya, bir kısmının da Türkiye’ye karşı kullanılmaya başlandığını, bunu Irak’ta da yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak hâlâ ve tüm samimiyetimle bölge politikalarımızı yine de biz Amerika’yla yürütmek istiyoruz, ancak bu tek tarafın isteğiyle olmaz. Yılanla yatağa giren neticelerine katlanır. Amerika kendini kandırıp yılan çukuruna atmakta bu kadar ısrarcıysa, kendisi bilir. Biz kendi başımızın çaresine bakarız. Bir araya toplayıp ordu kurduklarını sandıkları çapulcuları Allah’ın izniyle biz bir haftayı bulmaz, nasıl darmadağın edeceğimizi görecekler. Dün Cerablus’tan El Bab’a kadar olan hatta, üç bin DEAŞ’lıyı imha etmiştik. Yarın gerekiyorsa üç bin teröristi daha buralarda imha ederiz. Öyle veya böyle biz bu fitne çukurunu kapatmakta kararlıyız. Güneydoğu’da kapattık mı? Doğuda kapattık mı? Evvel Allah buralarda da kapatırız.”

“BU ÜLKENİN TEK BİR ÇAKIL TAŞINI KAPTIRACAK DEĞİLİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu mücadelenin karşısında yer alacak olanların dönüp kendilerine bakmalarını söyleyerek “Çünkü biz bu ülkenin tek bir çakıl taşını, bu milletin tek bir evladını kimseye kaptıracak değiliz. FETÖ’yle içeriden fethedemedikleri Türkiye’yi bu şekilde kuşatarak teslim alacaklarını sananlar varsa, daha çok beklerler. Bu ülkede nasıl Fethi Sekin’ler, nasıl Ömer Halisdemir’ler bitmezse, Alparslan’lar, Ertuğrul’lar, Fatih’ler, Yavuz’lar, Gazi’ler de bitmeyecektir, bunu bilsinler” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz 15 yılda ülkenin kaydettiği mesafeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ’ın bu gelişmeden aldığı payı şu sözlerle vurguladı: “ Şöyle 15-20 yıl önceye gidin. Böyle bir Elazığ var mıydı? Ben her gelişiminde Elazığ’ı bir başka görüyorum Allah’a hamdolsun, bir başka görüyorum. İşte havalimanından çıkıyorsunuz, şehir merkezine gelene kadar iki çarpı üç yol, üç gidiş, üç geliş, nereden nereye. Kavşaklar nereden nereye. Parklar, nereden nereye. Üniversitesiyle, okullarıyla artık Elazığ bir batı kenti olmanın hamdolsun gerisinde değil, önüne çıkmış vaziyette.”

Son yıllardaki istikrarsızlar, çatışmalar olmasaydı, Türkiye’de sağlanan bu büyük atılımın bölgedekilerin hayatına olumlu yansımalarının olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Irak’ta, Suriye’de, Kuzey Afrika’nın tamamında, Orta Afrika’da, Balkanlar’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da öyle ümit verici gelişmeler yaşanıyordu ki, inanın bana kardeşlerimiz adına çok büyük heyecan duyuyorduk” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BÜYÜMEDE DÜNYANIN BİR NUMARASI”

Göreve başladıklarında IMF’ye olan 23,5 milyar dolar borcun 2013 itibariyle sıfırlandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan IMF’nin ülkemizden 5 buçuk milyon avro borç istediğini hatırlattı. Merkez Bankasında döviz rezervinin 27,5 milyar dolardan 120 milyar dolara çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü çeyrekte büyümede Türkiye’nin dünyanın bir numarası olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bölgeyi kana ve ateşe boğanlar bizimle kardeşlerimizin irtibatını tamamen kesmek için, terör dâhil her yöntemi kullanıyor. Artık kendi silahlarımızı da yapar hâle geldik. Artık silahlı insansız hava aracını yapar hâle geldik. Tanklarımızı inşallah şu anda üretir hâle geliyoruz. İşte bunlar birilerini rahatsız ediyor, yapacağız ve biz ileriye doğru yürümekte kararlıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan en çok saldırı altında kalınan alanlardan birinin ekonomi olduğunu ama başaramadıklarını belirterek ihracatın 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıkmasının birilerini rahatsız ettiğini söyledi. İstihdamdaki gelişmelerin de her geçen gün daha iyiye gittiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Birileri bizim önümüzdeki kapıları kapatmaya çalıştıkça, Rabbim bize 10 ayrı yerde 10 ayrı kapı daha açıyor. Ülkemiz ekonomisiyle ilgili kurgular, senaryoların çökmesi işte bu sayededir” şeklinde konuştu.

“ELAZIĞ’A 15 YILDA 13 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPILDI”

Konuşmasının devamında Elazığ’daki yatırımlara değinerek, 15 yılda Elazığ’a 13 milyar liralık yatırım yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni okullar, yurtlar, hastaneler, toplu konutlar, yollar, barajlar ve diğer yatırımlarla Elazığ’ın çehresini değiştirdiklerini belirtti.

Türkülere konu olan Kömürhan Köprüsünün yeniden yapımı işinin, tünelleri ve bağlantı yolları ile bitmek üzere olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ havalimanının 1 milyonu aşan yolcu trafiğine ulaştığını, ikinci pist için kazmayı ilkbaharda vuracaklarını ifade etti. 33 kilometreden 355 kilometreye çıkartılan bölünmüş yollar sayesinde Elazığ’dan tüm istikametlere güvenli ve konforlu bir yolculuğu mümkün hâle getirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ-Bingöl ayrımı Çaybağı yolu ve Elazığ-Baskil-Aydınlar yolunu bu yıl başlatacakları müjdesini verdi. Ülkemizin en önemli projelerinden olan Şehir Hastanelerinden birini Elazığ’da inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışının da bu yıl bitmeden gerçekleşeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda 2019 seçimlerinin önemine değinerek “Elazığ kalkınacak, güçlenecek, büyüyecek ki Türkiye’ye katkı verebilsin. Türkiye büyüyecek, güçlenecek ki tüm milletimize kalbini ve dualarını bize yöneltmiş tüm kardeşlerimize umut ışığı olabilsin, işte bunun için 2019 çok önemli” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti teşkilatlarının 2019’a çok iyi hazırlanması gerektiğini belirtti.

“BİRLİĞİMİZDEN EN KÜÇÜK BİR TAVİZ VERMEMELİYİZ”

Kongreleri bu süreçte kendileri için yeni bir nefes, yeni bir heyecan, yeni bir enerji vesilesi olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan büyük şehir kongrelerine de yavaş yavaş başlayacaklarının bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahalli seçimlerde elde edilecek netice ne kadar iyi olursa, önümüzdeki yılın Kasım ayında Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimine de o derece güçlü ve moralli girileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsımıza yönelik destekleme kararını açıklamış olması da şüphesiz ki bir dayanışın, bir millî mutabakatın nedenli güçlü bir şekilde oluştuğunun ifadesidir. Kardeşlerim, bu vesileyle şahsım, partim, milletim adına teşekkür ediyorum. Zira bu ümmetin birliği çok önemli. Birilerinin ülkemizin ve milletimizin geleceğiyle ilgili karanlık senaryolar peşinde koştukları bir dönemde yapılan açıklama yerli ve millî duruş sahiplerinin saflarını sıkıştırmaları bakımından önemli. Bu süreçte partili kardeşlerimden ricam, birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden en küçük bir taviz vermemeleri. Türkiye’yi sarsmak için önce AK Parti’yi sarsmaları gerektiğini bilenler şimdiden kolları sıvamış, kendilerince birtakım aktörleri de sahaya sürmeye başlamışlardır. Bunların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi işimize bakacak, kendi hedeflerimize odaklanacağız. AK Parti olarak çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmamak, girmedik gönül bırakmamak suretiyle milletimize ne kadar çok gidersek, o derece iyi netice alırız. 15 yıldır bunu yaptık, 2019 için de yapacağımız budur.”

CEVAP VER