DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Kamu Alacaklarının Yapılandırılmasına dair çıkarılacak kanuna yönelik hazırladıkları bir dizi öneriyi bir kitapçık halinde paylaşmak üzere dün TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’u ziyaret etti. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a, Parlamento ve Hükümetle İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ve Seçim İşleri, Medya ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ejder Onursal eşlik etti.

Dünya ve ülke gündeminin de konuşulduğu ziyarette, DSP Genel Başkanı Aksakal, Meclis Başkanı Şentop’a Kamu alacaklarının Yapılandırılmasına dair çıkarılacak kanuna yönelik hazırladıkları öneri kitapçığını sundu.

Öneri kitapçığının içeriğinde şunlar yer alıyor;

GENEL GEREKÇE

Siyasal hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin faaliyetlerini bağımsız olarak sürdürebilmeleri için yeterli mâli kaynağa sahip olmaları gerekmektedir.

Siyasi Partiler Kanunumuza göre, siyasi partilerin gelirleri esas itibariyle aidat, bağış, mal varlığı ve sosyal etkinliklerden sağlanan gelirler ile parti üye kartı, defter, makbuz ve kâğıt, flâma, rozet gibi malzemelerin satışından doğan gelirlerden oluşmaktadır.

Ayrıca belirlenmiş oranın üzerinde oy alan siyasal partilere devlet yardımı yapılması öngörülmüştür. Üzülerek ifade etmek gerekir ki Türk siyasal hayatında vatandaşlarımızın gönül verdikleri veya üyesi oldukları siyasi partileri küçük mâli katkılarıyla yaşatma ve ayakta tutma bilinci yeterli düzeyde değildir.

Bu nedenle siyasi partiler kanunumuzda öngörülen devlet yardımları, partilerin gerekli ve yeterli faaliyetlerini yürütebilmesinin esaslı unsuru haline gelmiştir. Buna karşın söz konusu yardımı alamayan siyasi partilerin ayakta kalmaları güçleşmekte, yeterli gelir kaynağından yoksun oldukları için mâli kamusal yükümlülüklerini dahi yerine getiremeyip ertelemektedirler.

Siyasal Partilerin mâli kaynaklarına ilişkin yasal düzenlemeler siyasi hayatımızda oligopolostik yapıya yol açarak rekabeti engellemekte, seçmen tercihlerinin siyasal hayata yeterince ve gerektiği gibi yansımasını önlemektedir.

Sınırlı mâli kaynaklar nedeniyle, parti program ve politikalarının halka iletebilme olanakları kısıtlanmaktadır. Bu durumun yarattığı olumsuz koşulları azaltmak ve siyasal hayatta rekabet eşitliğini sağlamak amacıyla belli koşulları taşıyan siyasal partilere yasal anlamda bazı mâli imtiyazların sağlanması şarttır.

Böylece siyasi partiler mâli olanaklarını gerçek amaçları uğrunda harcayabilecek ve kısmen de olsa rekabet imkânına sahip olacaklardır.

Bu amaçlara yönelik olarak, siyasi partilerimizin geçmiş vergi ve Sosyal Güvenlik primi borçlarının silinmesi, parti çalışanlarına ödenen ücretlerin gelir vergisinden ve damga vergisinden istisna edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kesintilerinin devletçe karşılanması yönünde yasal bazı değişiklikler yapılmasını önermekteyiz.

Asgari ücretin vergiden istisna edilmesi nedeniyle sınırlı sayıdaki parti çalışanının ücretinin gelir vergisinden istisna edilmesi durumunda devletin uğrayacağı vergi kaybı neredeyse yok denecek kadar azdır. Aynı parti çalışanlarının sosyal güvenlik kesintisi tutarlarının devlet tarafından karşılanması durumunda da, uygulama sınırlı sayıda çalışan için öngörüldüğünden, prim kaybı önemsenmeyecek kadar düşüktür.

Buna karşın uygulama özellikle devlet yardımı almayan siyasi partiler açısından çok büyük katkı sağlayacaktır.

Bir başka önerimiz ise, mevcut yasal düzenleme uyarınca gelir, gider, borç, alacak ve malvarlığı kayıtlarının tutulmasında siyasal partilerin faaliyetlerini karşılamaktan bir hayli uzak olan “bilânço esasına” göre kayıt tutma zorunluluğunun değiştirilmesidir.

Bununla siyasi partilerin yapılarına ve faaliyetlerine daha uygun bir muhasebe sistemiyle kayıt tutmalarına olanak sağlanmasını amaçlamaktayız.

Bilânço esasında kayıt tahakkuk bazlı olup kârlılık anlayışıyla faaliyet yürüten ticari işletme mantığını içermektedir ve siyasal partilerin faaliyetlerini yeterince kavramaktan uzaktır. Oysa siyasi partilerin kâr elde etmesi ve fiilen ödemedikleri harcamalarını giderleştirmesi mümkün değildir.

Bu nedenle siyasi partiler için uygun olan, kayıt nizamının tahsil esaslı olması ve buna göre hazırlanacak ayrıntılı gelir tablosu üzerinden Anayasa Mahkemesince denetimlerinin yapılmasıdır.

Parti faaliyetlerinin Yönetmelikle belirlenecek tek düzen bir sistemle kayıt altına alınması ve hazırlanan mâli raporların kamuoyuyla paylaşılması, şeffaflığın sağlanmasında ve siyasi parti finansmanında “dürüst toplum – dürüst siyaset” ilkesine önemli bir katkı sağlayacaktır.

YASA ÖNERİLERİMİZ

1’inci Madde Gerekçesi: Aşağıdaki düzenlemeyle partilerin her türlü vergi ve SGK borçlarının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

  1. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 2830 sayılı Siyasi Partiler Kanuna göre faaliyet gösteren siyasi partilerin vergi dairelerine ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) olan her türlü vergi, prim, ceza, gecikme faizi ve gecikme zamları silinir.

 

2’nci Madde Gerekçesi: Aşağıdaki düzenlemeyle siyasal partilerde istihdam edilen en fazla 10 (On) çalışanının partiden aldığı her türlü ücretin ve parti faaliyetlerinde kullanılmak üzere kiraladıkları taşınmazlar için ödenen kiraların gelir vergisi kesintisi ile damga vergisinden istisna edilmesi, Sosyal Güvenlik paylarının devletçe ödenmesi amaçlanmaktadır. Bu istisnalardan yararlanabilmek için siyasi partilerin son 5 yılda yapılmış olan Milletvekili Genel Seçimlerinden en az birine katılmış olmaları şartı aranmaktadır. Bu suretle istisna uygulamalarının suiistimal edilmemesi amaçlanmaktadır.

 

  1. Son 5 yılda yapılmış Milletvekili genel seçimlerinden birine katılma hakkı elde eden siyasi partilerin istihdam ettiği en fazla 10 çalışana ait işçi ve işveren payı SGK kesintisi devlet tarafından ödenir. Bu kişilere ödenen tüm ücret ve ücret unsurları gelir vergisi ile damga vergisinden istisnadır.

Bu kapsamdaki siyasi partilerin faaliyetlerinde kullanılmak amacıyla kiralanan taşınmazlar için yapılan kira ödemeleri gelir vergisi kesintisine tabi tutulmaz. 

3’üncü Madde Gerekçesi: Siyasi Partilerin bilanço usulüne göre kayıt tutmaları faaliyetleriyle uyuşmamaktadır. Fiili uygulamada siyasi partiler zorunluluk nedeniyle bilanço usulüne göre kayıt tutmakta, ancak Anayasa Mahkemesine Gelir – Gider tablosu sunmaktadırlar. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, siyasi partilerin hesaplarının tahsil esaslı, her türlü gelir, gider, alacak, borç ve varlıklarını gösterecek ve yıllar itibariyle mukayeseye imkân verecek şekilde tutulmaları öngörülmüştür.

Bu suretle hazırlanacak mâli tabloların partilerin web sayfalarında ve Türkiye İlân Kurumunun web sayfasında ilân edilmesi vatandaşa olan siyasal sorumluğun bir gereği olarak değerlendirilmelidir.

Yasa önerisinde açıklanacak mâli tabloların hazırlanmasında uyulması gereken ilke ve kuralların bir Yönetmelikle belirlenmesi ve bir standarda bağlanması öngörülmektedir.

Siyasi parti faaliyetlerinin tüm mâli boyutlarını gösterip uygulama rehberi niteliğinde olacak böyle bir Yönetmeliğin Siyasi Partilerin doğru şekilde ve adil olarak denetlenebilmesine önemli katkılarda olacaktır.

  1. Siyasi Partiler Kanunun 73. Maddesinin 2’inci ve 4’üncü Fıkralarının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini önermekteyiz.

“Siyasi Partiler her türlü gelir ve giderleri ile sahip oldukları maddi varlıklarını, ve borçlarını ayrıntılı olarak, tasnifli biçimde ve yıllar itibariyle mukayeseye imkân verecek şekilde tutarlar.

Anılan hususları içeren tablolar, takip eden yılın Haziran ayı sonuna kadar siyasal partinin Web sayfasıyla Türkiye İlân Kurumunun Web sayfasında ilân edilerek kamuoyunun bilgisine sunulur. Siyasi partilere ait bütçeler ile mâli tabloların hazırlanmasında ve kamuoyuna ilanında uyulacak ilke ve kurallar Yönetmelikle belirlenir.”

CEVAP VER