Başbakan Binali Yıldırım, Somali Başbakanı Hasan Ali Kayre’yi resmi törenle karşıladı. Çankaya Köşkü’ndeki tören, iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başladı. Kayre, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Tören Taburu’nu “merhaba asker” diyerek selamladı.

İki ülke heyetlerinin takdiminin ardından Yıldırım ve Kayre, Çankaya Köşkü’nün merdivenlerinde tokalaşarak basına poz verdi.

Yıldırım ve Kayre, yapacakları ikili görüşme öncesinde makam odasının balkonuna çıkarak bir süre sohbet etti.

Başbakan Binali Yıldırım, Somali Başbakanı Hasan Ali Kayre ile yapılan baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Çankaya Köşkü’nde düzenlenen ortak basın toplantısında, iki ülke ilişkilerine değindi.

Somali’de şubatta yapılan seçimlerde cumhurbaşkanlığına Muhammed Abdullah Fermacu’nun seçildiğini hatırlatan Yıldırım, Fermacu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle nisan ayında Türkiye’ye resmi ziyarette bulunduğunu hatırlattı.

Yeni dönemde Somali Başbakanı olarak görev alan Hasan Ali Kayre’nin de Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiğine değinen Yıldırım, üst düzey ziyaretlerin iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin daha da ileriye taşınmasına vesile olduğunu kaydetti.

Yıldırım, Somali Başbakanı Kayre’yi, daha önce ağırlamayı planladıklarını ancak 14 Ekim’de Mogadişu’da yaşanan terör saldırısı nedeniyle ziyaretin ertelendiğini bildirdi.

Türkiye’nin zor ve iyi günlerde Somali ile dayanışmayı sürdürdüğünü, sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Yıldırım, “Söz konusu saldırıdan hemen sonra Sağlık Bakanımızı bir uzmanlar heyetiyle beraber tıbbi malzemeyle ve insani yardımlarla hemen Mogadişu’ya gönderdik. Orada terör hadisesinden etkilenenler için gerekli çalışmayı yaptılar. Gelirken de 35 yaralıyı ülkemize getirdik. Yaralıların burada refakatçileriyle birlikte tedavilerine başlandı.” dedi.

“İKİLİ İLİŞKİLERİ TÜM YÖNLERİYLE ELE ALDIK”

Baş başa ve heyetler arası görüşmelerde, ikili ilişkilerin tüm yönleriyle ele alındığını aktaran Yıldırım, özellikle iki ülke arasında güvenlik ve terörle mücadele konusunda var olan iş birliğinin daha da etkin hale getirilebilmesi konusunun değerlendirildiğini bildirdi.

Yıldırım, Somalili mevkidaşıyla görüşmesine ilişkin, “Somali’nin geleceği bakımından hayati önemde olan, yapılması gereken işler, atılması gereken adımlar gerek güvenlik bakımından gerekse ülkenin altyapısının güçlendirilmesi, huzur ve kardeşliğin temini açısından kısa süre içinde Sayın Başbakanın, Sayın Cumhurbaşkanının yapmakta olduğu çalışmaları anlattılar, bize bu konuda kapsamlı bilgi verdiler.” diye konuştu.

Somali ile ikili ilişkilerin geliştiğine, gelişmeye devam edeceğine işaret eden Yıldırım, şunları söyledi:

“Bu bağlamda Somali ile stratejik ortaklığı temel alan yeni iş birliği modelini benimsemiş durumdayız. Buna yönelik adımları atacağız. 2011 yılında devlet kurumlarının inşası başta olmak üzere güvenlik, kalkınma çabalarına ülkemiz, Somali’de çok önemli katkı vermiştir. Amacımız, kendi ayakları üzerinde durabilen, uluslararası toplumda hak ettiği yeri almış bir Somali devletinin oluşmasıdır. Bunun için bundan sonra da çabalarımız aynı şekilde devam edecektir.

2011 yılı Somali için dönüm yılı olmuştur. Zira o yıl, Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanlığı döneminde, bütün dünyanın ‘Artık Somali’de umut yok.’ dediği bir anda oraya ziyaret gerçekleştirmiş ve dünyanın dikkatini Somali’ye çekmiştir. Ondan sonra uluslararası toplumun, diğer ülkelerin de Somali ile ilgili tutumları, davranışları ciddi anlamda olumlu yönde değişmeye başlamıştır. Bunun sonucu geçtiğimiz şubat ayında barış içinde seçimlerle yeni bir iktidar değişikliği gerçekleşmiş ve bu değişimle birlikte demokratik olgunluğun artık Somali’de yer ettiğini bir kez daha görmüş olduk.”

“SOMALİ’NİN GELECEĞİ İÇİN TEK SES, TEK VÜCUT HALİNE GELİNMESİ ÖNEMLİ”

Başbakan Yıldırım, Somali’de gelecek dönemde federal hükümetle federe yönetimler arasındaki uyum ve iş birliğinin daha da güçlendirilmesinin, ülkenin geleceği ve ülke çıkarları için tek ses, tek vücut haline gelinmesinin önemine dikkati çekerek, diğer yandan terörle mücadele mimarisinin yeniden oluşturulması, altyapı hizmetlerinin geliştirilmesi, reformların hayata geçirilmesi ve anayasa konusunun ele alınması gerektiğini vurguladı.

Somali yönetiminin liderliğinde, uluslararası toplumun katkılarıyla sahada yürütülecek somut çalışmalarla bu meselelerin üzerinden gelinmesinin mümkün olacağını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bu samimi düşüncemizi hem Somalili dostlarımızla hem de temasta olduğumuz uluslararası camiayla her fırsatta paylaşıyoruz. Şüphesiz uluslararası bir askeri varlığın, Somali’de ilanihaye barışı ve güvenliği sağlaması mümkün değildir. Şu anda Afrika Birliği Barış Gücü (AMİSOM) bir görev ifa ediyor ama bunun sürdürülebilir bir konu olmadığı, asıl güvenliğin ülke içinde oluşturulacak barış ve kardeşlik ortamıyla ve güvenlik altyapısının geliştirilmesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’nin, ülkede tesis ettiği eğitim altyapısı, eğitim imkanları marifetiyle gerekli eğitimleri vermeye ve bu anlamda güvenliği sağlama yönündeki gayretlerinize sonuna kadar destek olduğunu hazır olduğunu ifade etmek isterim.”

“BÜYÜK SONUÇLARIN KÜÇÜK ADIMLARLA ELDE EDİLECEĞİ UNUTULMAMALI”

Başbakan Yıldırım, Somali başta olmak üzere Doğu Afrika, Yemen ve Ortadoğu’da yaşanan iç karışıklıkların yanı sıra Afrika’daki kuraklığın, gelecek yıllar için şartları daha da olumsuz hale getirdiğini söyledi.

Türkiye’nin, Somali ile dayanışmasını her alanda güçlendirdiğini, Türk Kızılayı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi sivil toplum örgütleriyle insani projelere, sosyal sorumluluk projelerine önem verdiğini söyleyen Yıldırım, TİKA’nın, Cevher bölgesinde başlattığı projeyi hatırlattı.

Projeyle bölgede tarımsal üretimin artırılması, yerel halka istihdam sağlanması ve gelir yaratılmasının amaçlandığını vurgulayan Yıldırım, “Tabii bu, küçük bir başlangıçtır. Büyük sonuçların küçük adımlarla elde edileceği unutulmamalıdır. Bu bakımdan şartlar ne olursa olsun, Türkiye bir yandan insani yardım ve dayanışma içinde olurken, diğer yandan da ülkede huzurun, güvenliğin, birliğin, beraberliğin sağlanması için elinden gelen gayreti gösterecektir.” diye konuştu.

Yıldırım, Türkiye’nin, İslam İşbirliği Teşkilatının dönem başkanı olması dolayısıyla teşkilata mensup ülkeler üzerinde de Somali’nin geleceğe yönelik ihtiyaçları ve güçlendirilmesi konusunda gerekli telkinleri yaptığını belirtti.

Somali ve Türkiye’nin kardeş iki ülke olduğuna değinen Yıldırım, “Somali’de yaşayan kardeşlerimizin, orada yaşayan insanların daha iyi yarınlar için daha güvenli gelecek için ihtiyaçları olan her türlü desteği, dayanışma içinde zatıalinize, cumhurbaşkanına ve temsil ettiğiniz hükümete vermeye devam edeceğiz.” dedi.

“IRAK HÜKÜMETİNİN TALEBİNE DESTEK VERİYORUZ”

Başbakan Yıldırım, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da cevapladı.

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi’nin dünkü Türkiye ziyareti hatırlatılarak, “Kuzey Irak yönetiminin baypas edileceği alternatif bir güzergahtan bahsediliyordu, bu konuda somut bir plan konuşuldu mu?” sorusuna Yıldırım, “Irak önemli tabii. Sayın İbadi ülkemize bir ziyaret yaptı, Cumhurbaşkanımız ile bizimle görüşmeler gerçekleştirdi. Irak Anayasası’na göre, hudut kapılarının yönetimi, kontrolü merkezi hükümete aittir. Bu çerçevede Irak hükümeti de havaalanlarının, hudut kapılarının kuzey bölgesel yönetiminden alınarak, kendi kontrollerine geçmesi için bir çalışma başlatmıştır.” karşılığını verdi.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu konuda biz, Merkezi Irak Hükümeti’nin bu talebine yönelik gerekli desteği veriyoruz. Dolayısıyla Irak’a ana girişimiz olan Habur kapısının, Halil İbrahim kapısının Irak Merkezi İdaresi’ne teslim edilmesi konusunda birlikte çalışıyoruz. Tabii bu sınır kapısının kontrolünün Irak Merkezi Hükümetine geçmesiyle beraber mevcut güzergah Kuzey Irak’tan devam etmekte ve oradan Kerkük’e, Bağdat’a uzanmaktadır. Bunun yanı sıra yine Habur’un biraz daha batısından yeni bir güzergahın da açılması konusunu görüştük. Irak tarafı da müspet bakıyor ve bu kapının açılması konusunda da birlikte çalışacağız. Bunun kararını da aldık.”

“Kuzey Irak yönetiminden gelen referandum sonuçlarını dondurma talebini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Yıldırım, “Kuzey Irak yönetimi ne karar alırsa alsın, artık bugün geldiğimiz noktada onların alacağı kararın yaptıkları tahribatı telafi edecek bir sonuç doğurmayacağı aşikardır. Yanlış hesap yapmışlardır. Yanlış hesap da Ankara’dan, Bağdat’tan, Tahran’dan geri dönmüştür. Bundan sonra İran, Türkiye, Irak olarak bölgenin huzuru, güvenliği, terörle mücadele için daha etkin bir çalışma içerisinde olacağız.” dedi.

“SOMALİ’YE DESTEĞE DEVAM EDECEĞİZ”

Bölgede yaşayan masum insanlarla bir meselenin olmadığını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“Onların geleceğini düşünmeden, kişisel hırsları yüzünden onların huzurunu, geleceğini tehlikeye atan sorumsuz yöneticilere sözümüz var ve o sözümüzü de söyledik. İşte geçen zaman bizi haklı çıkardı. İnşallah bu ve buna benzer böyle maceralara bir daha kalkışma olmaz. Ve zaten bölgede yeterince sorun, sıkıntı var. Tüm bunları bir kenara bırakıp bir fırsattan istifadeye kalkarak, oldubitti yapmanın ne kadar yanlış bir şey olduğu, ne kadar çıkmaz bir yol olduğu bir kez daha ayan beyan ortaya çıkmıştır.”

Yıldırım, Somali ile ilişkilere yönelik soru üzerine de “Acı çekmiş, yıllarca terörle mücadele eden bir ülke olarak Türkiye, terörün bir ülkenin geleceği için ne kadar büyük bir tehlike olduğunu en iyi bilen ülkedir. Bu bakımdan Somali’nin terörle mücadelesinde her bakımdan yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkede güvenliğin, devlet otoritesinin sağlanması adına bizden talep edilecek her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Bunda hiçbir tereddüt yok.” diye konuştu.

CEVAP VER