16 Nisan halk oylaması ile kabul edilen Anayasa değişikliği sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) tekrar üye olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada “27 Ağustos 2014 tarihinde, milletimiz tarafından Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmem sebebiyle, Anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldığım; kurucusu olduğum partime, yuvama, sevdama, aşkıma bugün yeniden dönüyorum. Tam 979 gün sonra bu hasret, hamdolsun sona eriyor. Bugün burada bir kez daha ‘selamünaleyküm’ diyerek heyetinizin içine tekrar dâhil oluyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan’daki halk oylamasıyla kabul edilen Anayasa değişikliğiyle ‘Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir’ kuralının kaldırılmasının ardından, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) tekrar üye oldu.

AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen törene, eşi Emine Erdoğan ile birlikte giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel merkez girişinde AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım ve parti genel başkan yardımcıları tarafından karşılandı. Partililerin ve vatandaşların da yoğun katılımıyla gerçekleşen karşılamanın ardından törenin yapılacağı salona geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üyelik formunu imzalayarak AK Parti’ye üye oldu. Tüm bakanların da hazır bulunduğu törende, Başbakan Yıldırım’ın üyelik beyannamesini takdiminin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“979 GÜN SONRA BU HASRET SONA ERİYOR”

“27 Ağustos 2014 tarihinde, milletimiz tarafından Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmem sebebiyle, Anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldığım, kurucusu olduğum partime, yuvama, sevdama, aşkıma bugün yeniden dönüyorum” sözleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 979 gün sonra bu hasreti sona erdiğini söyledi ve “Bugün burada, bir kez daha ‘selamünaleyküm’ diyerek, heyetinizin içine tekrar dâhil oluyorum” dedi.

16 Nisan Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlarının parti üyeliği yasağının kaldırılması imkânını değerlendirerek, partisine tekrar üye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan ayrılığın sadece resmî bir ayrılık, aradaki mesafenin mevzuat gereği olan bir mesafe olduğunu ifade etti. Gönüllerin hep birlikte olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyoruz ki, gönüllere sınır çizmek, gönüllere duvar örmek mümkün değildir. Biz hep, ‘Bu hududu kimler çizmiş gönlüme, dar geliyor gardaşım’ dedik ve işte bugünlere geldik” şeklinde konuştu.

“BU KUTLU YÜRÜYÜŞÜ, DAHA GÜÇLÜ VE KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Olağanüstü kongremizde veda ederken, ‘AK Parti, 13 yıllık bir siyasi parti olsa da, aslında, asırlar öncesinden başlamış kutlu bir yürüyüşün, kutlu bir davanın mirasını omuzlarında taşıyan bir partidir’ demiştim. Bize asırlar gibi gelse de, tarihî süreklilik içinde denizde damla misali olan 979 günlük ayrılığımızın sona eriyor olması, beni asıl bu bakımdan heyecanlandırıyor. Milletimiz adına öncülüğünü, hizmetkârlığını üstlendiğimiz bu kutlu yürüyüşü, inşallah önümüzdeki dönemde hep birlikte, daha güçlü, çok daha kararlı bir şekilde sürdüreceğiz, buna inancım tamdır” diye konuştu.

Yola milletle birlikte çıktıklarını, bugüne kadar yaptıklarını milletle birlikte yaptıklarını, sorunların üstesinden yine milletin duası ve desteği sayesinde geldiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz milletimiz için çalıştıkça, gayret ettikçe, ter döktükçe, milletimiz bize daha çok sahip çıktı. Yeri geldi, biz milletimiz için gövdemizi siper ettik, yeri geldi milletimiz bizim için gövdesini siper etti. 15 Temmuz, bunun çok açık net bir ispatıydı. Türkiye’ye saldıran herkesin bizi hedef almasının sebebi budur.”

“HER ALANDA ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞTIK”

“Bazıları sanıyor ki, mesele şahsımızdır, mesele hükûmetimizdir, mesele partimizdir. Hâlbuki mesele milletimizdir, mesele ülkemizdir, mesele devletimizin ta kendisidir. Mesele bağımsızlığımızdır, hedeflerimizdir, iddialarımızdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Biz de, milletimiz de, bu gerçeği çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla, gecemizi gündüzümüze katarak, ekonomiden altyapıya, güvenlikten adalete kadar her alanda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık, çalışıyoruz ve çalışacağız. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanlığına aday olduğunda, ‘Bu bir veda değil, bu yeni bir başlangıçtır’ dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi kurdukları 2001 Ağustos ayından, Cumhurbaşkanlığı görevine seçildiği 2014 yılı Ağustos ayına kadar yaşananların, tarihî bir değişimin, dönüşümün ifadesi olduğunu söyledi.

“HİZMETLERİMİZDE ASLA AYRIMCILIK YAPMADIK VE YAPMAYACAĞIZ”

Türkiye’ye kazandırdıkları hizmetlerin en yakın şahidinin milletin bizatihi kendisi olduğunu dile getirerek, AK Parti’nin en büyük gücünün, milletin değerlerine sahip çıkmasının yanında insanların hayat kalitesini artırma konusundaki başarısı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha da önemlisi, bu hizmetlerden, ülkemizin en ücra köşesinde mütevazı kulübesinde yaşayanından, en büyük şehrinin en yüksek binasında ikamet edene kadar her bir vatandaşımızın yararlanıyor olmasıdır. Elbette bizim bir değerler dünyamız var ve bu uğurda her türlü mücadeleyi yürüttük, yürütürüz” şeklinde konuştu.

“80 MİLYONUN TAMAMI BİRİNCİ SINIF VATANDAŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama hizmetlerimizde asla ayrımcılık yapmadık, yapmıyoruz ve yapmayacağız. Sözümün muhatabı bize kulak verenlerdir ama icraatlarımız herkes içindir. Bu ülkede kesinlikle kim ne derse desin, ikinci sınıf vatandaş yoktur, 80 milyonun tamamı birinci sınıf vatandaştır. Teröre, ihanete, bozgunculuğa sapmayan her insanımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Biz bu samimiyetle ve gayretle çalıştığımızda milletimizden gereken karşılığı göreceğimize inanıyorum. Onun için ben değerli kardeşlerime yükümüzün daha da ağır olduğunu hatırlatmak istiyorum. AK Parti’nin başarısını anlamak istemeyenler, hep başka yerlere bakıyor. Hâlbuki milletimizle aramızda var olan rabıtaya, muhabbete, sevgiye, hürmete baksalar, geçtiğimiz 15 yılın sırrını da çözecekler ama işlerine gelmiyor, oraya bakmıyorlar. Ülkemizin sosyal bilimler literatürüne ‘AK Parti tarzı siyaset’ diye bir kavramı kazandırdığımıza inanıyorum. İnanmasalar da gerçek bu. Böyle bir tarz siyaset artık var mı? Literatüre girdi mi? Girdi. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu konu enine boyuna konuşulacak, tartışılacak ve gelecek nesillere ışık tutacak bir kavramsal çerçeveye de oturtulacaktır.”

“GELMEM DİYEN KİM VARSA, SONUNDA BİR GÜN BEŞTEPE’NİN YOLUNU ÖĞRENDİ”

Partisi ile hukuken ayrı kaldığı 2,5 yılı aşkın dönemde Türkiye’nin, ülke ve millet açısından hayati sonuçları olan çok önemli hadiseler yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğrudan milletin oyuyla göreve gelen Cumhurbaşkanını kabullenmek istemeyenlerin, her zamanki gibi, kendilerini komik duruma düşürecek işlere kalkıştıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ekledi: “Davetlerimize iştirak etmemekten, Meclis’te ayağa kalkmamaya kadar, akıllarına gelen her türlü direnişi sergilediler. Bilhassa, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taşınmamızın ardından, bu bina üzerinden şahsımızı ve dolaylı olarak partimizi yıpratmaya yönelik, akla hayale gelmeyecek ahlaksızlıklar sergilendi. Ülkemize iftihar verici bir eser kazandırmanın sevincini bu tür iftiralarla gölgelemeye çalışanları, her zaman olduğu gibi, milletimize havale ettik. Nitekim milletimizin Cumhurbaşkanlığı Külliyesine, kendi evine sahip çıkması karşısında, bu tavırları sergileyenler de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kaldılar. ‘Gelmem’ diyen kim varsa, sonunda bir gün Beştepe’nin yolunu öğrendi.”

Bu süreçte, Suriye ve Irak’ta giderek kötüleşen durumun, Türkiye’yi hem sınırlarımız boyunca, hem de büyükşehirlerde ciddi bir terör tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’deki gelişmeleri bahane ederek, Kürt kardeşlerimizi sokağa çağıran bir siyasi partinin ihanet derecesindeki sorumsuzluğu, çok sayıda kardeşimizin canına mal oldu. Yasin Börü ve arkadaşlarının da aralarında bulunduğu 50’nin üzerinde vatandaşımız, bölücü örgütün taraftarları tarafından sokaklarda alçakça katledildi. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Şüphesiz ki milletimiz onlara bedelini ödetti ve ödetecektir” değerlendirmesinde bulundu.

7 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇTE YAŞANANLAR

Bir yanda ana muhalefetin iftiraları, diğer yandan terör örgütlerinin giderek hızlanan sinsi eylemlerinin gölgesinde 7 Haziran seçime gidildiğini ve seçim sonucunda Türkiye’nin, 2002 yılından beri ilk defa, istikrar ve güven ortamını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’nin tek başına hükûmet kuracak çoğunluk elde edememesi, muhalefet partilerinin de aralarında çoğunluğu sağlayacak bir birlik oluşturamamaları, ülkemizi yıkıcı bir krizin eşiğine getirdi. Milletimizden aldığımız güçle, Anayasa’nın verdiğini yetkileri kullanarak, ülkemizi bu siyasi krizden sağ-salim çıkartıp, 1 Kasım seçimlerine ulaştırdık” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu iki seçim arasında yaşadığımız bir diğer önemli sorun da, bir süredir sinsi şekilde yürütülen terör eylemlerinin, aleniyet kazanarak artmasıdır. Ceylanpınar’da iki polisimizin evlerinde uyurken terör örgütü tarafından şehit edilmeleri, bizim için bardağı taşıran son damla olmuştur. Devlet, tüm gücü ve imkânlarıyla terör örgütünün üzerine gitmeye başlamıştır. Çukur eylemleri dediğimiz hadiseler de bu dönemde ortaya çıkmıştır.”

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜ AÇTIĞI ÇUKURLARA GÖMDÜK”

Türkiye’nin bir yandan siyasi istikrarsızlığın, diğer yandan da terör eylemlerinin ve sınırlarında yaşanan tacizlerin kıskacında zorlu bir imtihan yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, bu imtihanların hepsinden de yüz akıyla çıktık. Seçimlerin yenilenmesi sürecini başarıyla yürüterek, siyasi istikrarı tekrar tesis ettik. Türkiye, yıllardır demokrasiyi ve ekonomiyi güçlendirmek için çalışan AK Parti iktidarlarının istikrar ve güven iklimine yeniden kavuştu. Askerimizle, polisimizle, korucularımızla verdiğimiz mücadeleyle bölücü terör örgütünü açtığı çukurlara biiznillah gömdük. Suriye’den sınırlarımıza yönelen tehditleri tamamen ortadan kaldırmak için de kapsamlı bir operasyonun hazırlıklarında son aşamaya geldik. FETÖ’nün kamudan, iş dünyasından ve sivil toplum faaliyetlerinden tasfiyesi konusunda ciddi ilerlemeler kaydettik. İşte tam bu aşamada, Türkiye, tarihinin en büyük ihanet teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı.”

“15 TEMMUZ GECESİ, MİLLETİMİZİN KAHRAMANLIK HİKÂYESİYLE NİHAYETE ERDİ”

15 Temmuz darbe girişiminin, Türkiye’ye ve Türk Milletine karşı yapılmış en büyük saldırılardan biri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, asker elbisesi giymiş FETÖ mensubu teröristlerin, devletin namuslarına emanet ettiği silahları millete çevirerek, ülkeyi işgale kalkıştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, nasıl büyük bir ihanetle başladıysa, ertesi gün de o derece büyük bir kahramanlık hikâyesiyle nihayete ermiştir. Milletimizin canı pahasına verdiği bir mücadeleyle başarısızlığa uğrattığımız bu darbe girişimi, hepimiz için, başka hiçbir şekilde elde edemeyeceğimiz dersler içermektedir” diye konuştu.

VİDEO İZLE

CEVAP VER