Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile birlikte Eskişehir’de Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Müteakiben, Bakan Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Millî Savunma Bakanı Yardımcısı Muhsin Dere’nin de katıldığı törende, askeri yetkililer ile firma sahipleri arasında işbirliği anlaşmaları imzalandı.

Törende bir konuşma yapan Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Hem etkin, caydırıcı, saygın bir silahlı kuvvetleri hem de bunun arkasında yerli ve millî savunma sanayiyle hem arazide hem masada olma şansını elde edebiliriz.” dedi.

Bölgesel ve küresel düzeyde kritik bir süreçten geçildiğini ve bu gelişmelere bağlı olarak Türkiye’ye yönelik risk, tehdit ve tehlikelerin her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Akar, “Ülkemizin, milletimizin birliği, bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığı için Türk Silahlı Kuvvetleri ve bir bütün anlamında Millî Savunma Bakanlığı olarak elimizden gelen her türlü gayreti göstererek üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yapmanın gayreti içindeyiz.” diye konuştu.

Arazide kan, karargâhta ter dökülerek elde edilen başarılarda kahramanlık ve fedakârlığın yanı sıra eldeki silah, araç, gereç ve mühimmatın da önemli olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “Bu başarının kalıcı olabilmesinin olmazsa olmaz koşullardan birinin güçlü savunma sanayi olduğunu biliyoruz. Bu bilinç, anlayışla savunma sanayimizin her alanda gelişmesi için gayret göstermekteyiz.” ifadesini kullandı.

Savunma sanayi konusunda çalışmaların daha da yoğunlaştırılmasının önemine değinen Bakan Akar, Savunma Sanayii Başkanlığının bu alandaki çalışmalarının her türlü takdirin üzerinde olduğunu söyledi.

Bakan Akar, savunma sanayinin savunma ve güvenlik alanının yanı sıra ekonomik, teknoloji ve istihdam alanında da etkili olduğunu belirterek, “Güçlü ve kendi kendine yetebilen bir savunma sanayiine sahip olmamız, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkesini ve milletini savunması için ihtiyaç duyulan savunma sanayi ihtiyaçlarının millî ve yerli olarak üretilmesi bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu konuda geçmişi çok iyi hatırlamamız, geleceğe de geçmişten aldığımız derslerle bakmamız lazım. Bunun için de savunma ve güvenlik meselesi olması nedeniyle herhangi bir gecikmeye, ihmale tahammülün olmadığını çok iyi bilmemiz lazım.” değerlendirmesini yaptı.

Bu coğrafyada var olabilmek için güçlü olunması gerektiğini vurgulayan Bakan Akar, “Güçlü olmanın en temel prensiplerinden birinin de silahlı kuvvetler olduğu biliniyor. Bunun da temelinde savunma sanayi meselesi var. Dolayısıyla kendi silahı, kendi mühimmatı, gereciyle donatılmış bir Türk Silahlı Kuvvetleri, sahip olduğu etkin, caydırıcı ve saygın ordu olarak kendisine verilen görevleri başarabilecektir. Hem etkin, caydırıcı, saygın bir silahlı kuvvetleri hem de bunun arkasında yerli ve millî savunma sanayiyle hem arazide hem masada olma şansını elde edebiliriz. Aksi halde geçmişte buna benzer örnekler olduğu gibi birçok konuda zorlanacağımız kesindir.” dedi.

Savunma sanayi alanında geçmişte yaşanan sıkıntılardan örnekler veren Bakan Akar, parası verilmesine rağmen İHA’ların motorlarının bakımının dahi yaptırılamadığını ve mahkemelik olunduğunu söyledi. Bakan Akar, bunlardan ders çıkarılmasının önemini vurguladı. Savunma sanayinde Türkiye’nin “kendi göbeğini kendisinin kesmesi”nin önemini işaret eden Bakan Akar, “Aksi halde bundan önce olduğu gibi paranız da olsa kapı kapı dolaşıp bazı ülkeleri ikna etmek için uğraşıp dururuz.” diye konuştu.

Yerlilik ve millîlik parolasıyla çıkılan savunma sanayi yolunda millî güvenlik stratejilerini ve teknolojilerini geliştirmek için çalışmaların yoğun şekilde sürdürüleceğini bildiren Bakan Akar, 2000’li yılların başında savunma sanayide çok düşük olan millîlik oranının neredeyse yüzde 70’e ulaşmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Bakan Akar, savunma sanayide özel sektörden de büyük beklentilerinin olduğunu belirterek, bu alanda özel sektörün sorumluluğunun da büyük olduğunu vurguladı.

Yerli üretime imkân veren stratejik işbirliği anlaşmaları mekanizmasını hayata geçirdiklerini ifade eden Bakan Akar, geleceği öngörerek, alım garantisiyle yatırımların yapılabilmesine imkân tanıyan onaylı tedarikçilik sisteminin hayata geçirildiğini belirtti. Yeni sistemin kaliteyi, savunma sanayinin rekabet gücünü artıracağını ifade eden Bakan Akar, firmaları “Millî Savunma Bakanlığı Onaylı Tedarikçisi” olmak için başvuru yapmaya davet etti.

Bakan Akar ve beraberindeki heyet daha sonra 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünü ziyaret ederek işçilerle yemek yedi.

CEVAP VER