Emperyalistlere ilk tokadı atan ve tüm mazlum devletlere örnek teşkil eden ülke olalı, 103 yıl geçti. Ülkemizin en kıymetli değeri olan Cumhuriyetimizin 103. yılını sizlere kutlamanın mutluluğunu yaşıyorum…
1683 yılında 2. Viyana kuşatması ile başlayan yenilgiler, 1915 kadar artarak 232 yıl devam etti. 5000 yıllık egemen tarihi olan Türkler, artık kendi ülkelerinde, kendi istediklerini yapamaz, rahat yaşayamaz hâle gelmişlerdi. Sürekli yenilgilerle sonuçlanan ve toprak kaybına neden olan savaşlar, halkın umudunu yitirmesine, yılmasına neden olmuşken, 1915 yılında, dünyanın dört bir tarafından gelen 7 düvel emperyalist ülkelere, Atatürk tarafından Çanakkale’de ‘dur’ denilmişti. İşte o gün emperyalistlere karşı, dünyadaki mazlum ülkelerin harekete geçtiği ve tarihin döndüğü andı!
Bugün Büyük Taarruz’un kazanılıp; ülkeyi savunmayı tamamlayıp; yüzyıllar sonra, savunmadan hücum pozisyonuna geçerek, düşmanı denize dönmek için hücum edildiği gündür!
Birçok ülkeyi zapt etmiş o ülkelerin hem altyapısını, hem de üstyapısını kullanan, sevgili ülkemin insanlarını ikinci sınıf vatandaş yapmış, hatta birçok kişinin katledilmesine onay vermiş İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda gibi ülkelere kimse başkaldıramıyordu. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün başkaldırıp; ordunun, paranın, silahın ve moralin olmadığı bir dönemde emperyalistleri yenmesi, tüm dünyadaki mazlum ülkelerin emperyalizme başkaldırmasına cesaret verdi. Hindistan’ın önderi Mahatma GANDHI ‘Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar, Tanrı’yı da İngiliz zannederdim’ demesi de, bunun göstergesi değil mi? İngiliz Başkanı Winston Churchill’in ‘yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dâhi çağımızda Türk milleti ne nasip oldu?’ sözleri, o büyük başkomutanı anlatmaya yetmiyor mu?
Cumhuriyet sayesinde bugün istediğimiz gibi yaşama hakkı, eğitim hakkı, düşüncelerini ifade etme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, özel hayat, basın özgürlüğü gibi ortak hakları elde ettiğimiz gibi, biz kadınlar olarak seçme-seçilme hakkı, miras hakkı, eşitlik hakkı, eğitim hakkı, çalışma hakkı da kazandık! İsviçre, Fransa gibi Avrupa’nın merkezinde olan ülkelerden önce, seçme-seçilme hakkını alırken, bugün Suudi Arabistan’da kadın 2019 yılında seyahat konusunda daha yeni eşit imkânlara sahip olmuşsa, 2015 yılında ilk kez oy atabilmişse, restoranda tek başına oturamayan, taksiye bile tek başına binme hakkı olmayan kadınların karşısına, biz kadınlar olarak mücadele etmeden BÜYÜK ÖNDERİMİZ tarafından bu haklara CUMHURİYET SAYESİNDE sahip olmuş kadınlarız. Bu nedenle biz kadınların, erkeklerden çok daha fazla borcu var; Önder’imize…
İndirilen Türk bayraklarının yerine asılan işgalci devletlerin bayraklarının kaldırıldığı, göndere Türk bayraklarının asıldığı gündür; Cumhuriyetin kuruluşu… Kapitülasyonların bittiği, istedikleri anda; istedikleri yeri işgallerin istila edemedikleri, yabancı şirketlerin ayrıcalıklı olamayacağı, eğitimin üç farklı şekilde, farklı birimler tarafından yönetilmeyip; eğitim birliğinin yapıldığı, yargının farklı olarak kendi yasalarına göre değil, ülkemizin yasalarıyla herkesin yargılandığı ve eşit sayıldığı bir yönetimi ifade eder; Cumhuriyet! ATATÜRK’ün dediği gibi ‘Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir’!
“Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise, “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenindir.”
Cumhuriyetimizin 103. yılında, Cumhuriyeti, Cumhuriyetin kurucularını ve büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm silah arkadaşlarını saygıyla anıp; selamlayarak, hepimizin özel gününü kutluyorum… Olmasaydın; olmazdık Atam! Vatan sana minnettardı! Nice bağımsız yüzyıllara…