Bu yıl 12’ncisi düzenlenen ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, sanat ile teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan önemli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. 28 Mart’ta ATO Congresium’da gerçekleştirilen “Yapay Zekânın Sanatı, Sanatın Yapay Zekâsı” başlıklı etkinlikte iki gazeteci-yazar, Muharrem Sarıkaya ve Deniz Zeyrek konuşmacı olarak yer aldı.

Söyleşide yapay zekânın sanat üretimindeki rolü ve geleceği masaya yatırılırken, özellikle sanatçının konumu ve yaratıcılığın dönüşümü üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yapıldı. Muharrem Sarıkaya, yapay zekâ ile sanat üretimine yönelik çekincelerin abartıldığını belirterek, doğru komutlarla (prompt) yaratıcı üretim yapılabildiğine dikkat çekti. Sarıkaya, “Bu kadar teknik beceriye sahip olmadan da yaratıcı üretim yapılabiliyorsa, yapay zekâdan neden çekinelim? Bırakalım o kişiler de yapay zekâdan faydalanıp kendi alanlarında sanat üretsin” ifadelerini kullandı.

Sanat ve yapay zekâ ilişkisine farklı bir perspektif sunan Sarıkaya, “Sanatın yapay zekâsı olabilir, ancak yapay zekânın sanatı olmamalı” diyerek, insan merkezli sanat anlayışının önemine vurgu yaptı. Yapay zekânın sanatçının yerini almayacağını, ancak sanatçının rolünü dönüştüreceğini ifade eden Sarıkaya, geleneksel üretim biçimlerinin değerini koruyacağını dile getirdi.

Öte yandan yapay zekânın son dönemde duygu aktarımı konusunda da geliştiğine değinen Sarıkaya, buna rağmen temel bir ayrımın altını çizdi: “Yapay zekâ bir makinedir; duyguyu hissetmez, yalnızca üretir.” Bu yaklaşım, sanatın özünde yer alan insan deneyimi ve hissiyatın hâlâ belirleyici unsur olduğunu ortaya koydu.

Sanat dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline gelen ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı, bu tür söyleşilerle yalnızca eserleri değil, sanatın geleceğine dair fikirleri de tartışmaya açmaya devam ediyor. (kaynak:ankaranethaber.com)

CEVAP VER