Heritage İstanbul Fuar ve Konferansı kapsamında TÜRSAB tarafından düzenlenen “Kültürel Miras ve Turizm” başlıklı panel; Tarihçi, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun’un katılımıyla gerçekleşti.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) Heritage İstanbul Fuar ve Konferansı kapsamında düzenlendiği “Kültürel Miras ve Turizm” başlıklı panel, 12 Mayıs 2022 Perşembe günü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda yapıldı.

TÜRSAB Bilgi Teknolojileri ve Medya İletişimi Grup Başkanı Mesut Kanat‘ın moderatörlüğünde düzenlenen panele Tarihçi, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun konuşmacı olarak katıldı.

“TÜRKİYE ZENGİN BİR KÜLTÜR MİRASINA SAHİP”

Panelin moderatörü Mesut Kanat‘ın kültür miraslarının turizmle ilişkisini nasıl yorumladığı sorusu üzerine Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’nin çok zengin bir kültür mirasına sahip bir coğrafyada konumlandığına işaret ederek, “Akdeniz dünyanın en eski kalıntılarının yer aldığı bir bölge. Pek çok uygarlığın ve kavmin gelip geçtiği bir yer. Keza Fırat havzası da öyle. Irak’taki kalıntılarda bile Anadolu’dan izler var” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE KAZMAYA AÇ BİR ARKEOLOG KUŞAĞI VAR, TÜRK ARKEOLOJİSİ İYİ YOLDA”

Bugüne dek başta Urartu dönemine ait olmak üzere pek çok önemli kazı çalışması yapıldığına değinen Ortaylı, son olarak Göbeklitepe gibi ses getiren kazıların gerçekleştirildiğini ifade etti. Ancak Anadolu’daki arkeolojik kazılarda en büyük sorun olarak, bu kazılarla ilgili mukayeseli raporların yayınlanmamış olmasını gösteren İlber Ortaylı, arkeolojinin ülkemizde gelişmeye devam ettiğini ve artık bir üniversite kürsüsü olmaktan öteye uzanan arkeoloji ortamı oluştuğunu belirtti. Ortaylı, bunun sonucunda Türkiye’de “kazmaya aç bir arkeolog kuşağı”nın ortaya çıktığını ve Türk arkeolojisinin iyi bir ilerleme içinde olduğunu sözlerine ekledi.

“YILDA 3 MİLYON KİŞİ AYASOFYA’YI GEZMEMELİ”

Turizm sektörünün de kültürel mirasın korunması noktasında hassas olması gerektiğine dikkat çeken Ortaylı, “Kazı mahalleri turistin, turizmcinin insafına bırakılamaz. Bu tür yerlere rastgele girilemez. Ayasofya, Topkapı gibi yerlere randevu sistemi ile ziyaretçi kabul edilmeli. Yılda 3 milyon kişi Ayasofya’yı gezmemeli. 1.500 yıllık bu yapılar bu kalabalıkları kaldıramaz. Hatta bu tarz eserler gerekirse birkaç yıl dinlendirilmeli” dedi.

Türkiye’de turizmin, kültürel mirasa ve tarihi eserlere gereken özeni göstermeden yapılmasının kültür ve tarihe meraklı turistin uzaklaşmasına neden olduğunu dile getiren Ortaylı, turist profilinin yalnızca tüketen turiste kaymasında bu durumun etkili olduğunu vurguladı.

ZERZEVAN KALESİ KAZILARI VE MİTRAS TAPINAĞI BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Panelde konuşan Diyarbakır’daki Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun ise Zerzavan Kalesi’nde kazı çalışmalarına 2015 yılında başladıklarına belirterek çalışmalar hakkında bilgi verdi. Roma İmparatorluğu’nun sınır karakolu olan Zerzevan Kalesi’nin çok önemli bir Roma garnizonu olduğunu dile getiren Coşkun, Roma’daki ezoterik Mitra inancının bir tapınağı olması dolayısıyla da Zerzevan Kalesi’nin henüz yüzde 10’unun kazılmış olmasına rağmen ulusal ve uluslararası alanda büyük bir ilgi gördüğünü kaydetti.

PANDEMİ DÖNEMİNDE 470 BİN KİŞİ ZERZEVAN’I ZİYARET ETTİ

Panelin moderatörü Mesut Kanat‘ın Zerzevan kazı bölgesine özel uçaklarla gelen ziyaretçiler olduğu yönündeki haberleri hatırlatarak bölgeye olan turist ilgisini sorarken Coşkun, konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Kazılarda gizemli (batıni) bir tarikat olan ve yazılı kalıtlar bırakmamış Mitraizm ile ilgili önemli bulgulara da rastlandı. Şimdiden bölgeye yükselen bir ilgi var. Pandemi döneminde kazı bölgesini 70 bini yabancı, 470 bin kişinin ziyaret etti.”

ZERZEVAN İÇİN HEDEF YILDA 1 MİLYON TURİST

Yılda 1 milyon ziyaretçi çekmesi beklenen Zerzevan kazısı bölgesinin Diyarbakır başta olmak üzere bölge turizmine önemli katkıları olacağına da dikkat çeken Doç. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan kazı bölgesinin UNESCO Geçici Dünya Kültür Mirası Listesinde yer aldığını, asıl listeye girmesi için hazırlanan dosyanın 2023’te UNESCO’ya sunulacağını belirtti.

Hint ve Pers kökenli olan ve Hristiyanlığı da etkileyen Mitraizm ile ilgili en doğudaki tağınağın Zerzevan’da, en batıdakinin ise Londra’da olduğunu kaydeden Coşkun, aynı zamanda gökyüzünün en iyi izlendiği yer olan bölgenin Mitra inanışında uzay ve gökyüzü ile ilgili önemli ayrıntılar nedeniyle bu yönüyle de ilgi çektiğini ifade etti.

110 ESER ŞİMDİDEN SERGİLENMEYE BAŞLADI

Zerzevan kazılarında ameliyat aletlerinden çatı kiremitlerine kadar pek çok eserin ortaya çıktığını belirten Coşkun, kazılarda bulunan 110 eserin Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini söyledi. Coşkun, özellikle bir çarık karşılığında kölelerce satılmış olduğu düşünülen bir vaftiz kovasının da 127 yıl aradan sonra İstanbul’dan Zerzevan’a getirilerek sergilenen eserler arasındaki yerini aldığını kaydetti.

Zerzevan Kalesi’nin etrafında yapılaşma olmayacağına da dikkat çeken Coşkun, ilgili makamların bu yönde gerekli önlemleri aldıklarını ifade etti. “Bir yandan kazıyor bir yandan koruma ve restorasyon projelerini sürdürüyoruz” diyen Coşkun, bütün alanların ziyarete açık olmadığını ve bazı bölümlere çok sınırlı sayıda ziyaretçi aldıklarını söyledi.

Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği panel, hediye takdimi ve aile fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

CEVAP VER