
Yazar veya gazetecilerden yazılarını okumak için sadece bir kişiyi seçmek zorunda kalsaydım tereddüt etmeden “Bana, Refik Halid Karay yeter” derdim. Çünkü onun seçtiği kelimelere, ifade tarzına, başına buyrukluğuna ve engin birikimine hayranım.
Karay, benim gözümde ve gönlümde bir yaşam üstadı, keyif erbabı, edep ve görgü timsali, edebiyat dünyamızın en büyük yazarı. Onun, Memleket Yazılarının dördüncü kitabı “Mutfak Zevkinin Son Günleri”ni okurken çoktan unuttuğum bir benzetme karşıma çıkıverdi.
İki kelime beni memleketim Karaman’a, çeşit çeşit çiçeklerle bezeli cennetten bir köşeye sahip bahçeli ahşap evimize, evimizin minicik mutfağından taşan yemek ve kahve kokusuna, çocukluğuma, çoktan toprağa karışmış anne ve babama, onların misafirlerini ağırlama ritüellerine ışınladı.
Refik Halid Karay, benim doğduğum yıl kaleme aldığı yazısında “Eskiden hatırlı misafir daha zor ve külfetli şekilde ağırlanırdı” diye bir cümle kurmuş. “Hatırlı misafir” benzetmesine takıldım kaldım. Nicedir duymadığım bir benzetme. Hiç unutmamışım, evimize gelen her konuk annem ve babam için “hatırlı misafir“di.
Hatırlı misafir nedir, kime denir? Hatır nedir? Bu kelimeler hâlâ kullanılıyor mu? Hatırlı misafiri unutan, unuttuğunu hatırlayınca da kaybettiği değerli bir eşyasını bulan birinin sevincini yaşayan sadece ben miyim?
Hatırın anlamını bilmeden hatırlının ne demek olduğunu bilemeyiz. Hatır, sözlüklerde ‘birine karşı duyulan saygı, sevgi’ olarak tarif edilmiş. Türkçeye Arapçadan geçmiş. Arapçada ‘gönül, bilinç‘ anlamında. Hatırlı ise ‘saygın‘ demek.
Hatır kelimesi, dilimizde öyle kök salmış, dal budak vermiş, bereketli olmuş ki, bir bölümünü paylaşmak istiyorum:
-Hatırını saymak,
-Hatır gönül bilmek,
-Hatır gönül yıkmak,
-Hatır gönül kırmak,
-Hatır gönül yapmak.
Sevdiklerinizin hatırı için her fedakârlık göze alınırdı. Bir tereddüt hâlinde, “Hatırına bir şey gelmesin” denirdi. Hatır sorulur, hatır silinir, hatır sayılırdı. Hatır için çiğ tavuk yenir, sevdiklerimiz, dostlarımız hatırımızdan çıkmazdı.
Hatırlı misafir, toplumumuzda kendisine büyük değer verilen, saygın, ağırlanması için ekstra özen gösterilen ve kırılmasından çekinilen özel konukları ifade etmek için kullanılan bir deyimdi.
Bu ifade, sıradan bir misafir ağırlamanın ötesinde, ev sahibinin elindeki en iyi imkanları seferber ettiği durumlar için geçerliydi.
Bir misafirin “hatırlı” sayılması için genellikle şu özelliklerden birine veya birkaçına sahip olması gerekirdi:
-Yaşça ve makamca büyük olanlar: Aile büyükleri (dede, nine, amca vb.), toplumda sözü geçen kanaat önderleri, yöneticiler veya yüksek makam sahibi kişiler.
-Nadir gelenler: Çok uzaktan gelen, uzun zamandır görülmeyen veya hayat boyu belki birkaç kez ağırlanabilecek özel misafirler.
-Gönül bağı, vefa borcu duyulanlar: Ev sahibinin üzerinde büyük emeği olan bir öğretmen, hayatını kurtaran veya zor zamanında destek olan eski bir dost gibi vefa duyulan kişiler.
–Kırılmasından endişe edilenler: Hassas bir dönemden geçen, gönlü alınmak istenen veya küslüklerin bitmesi için aracı olan, adımı titizlikle atılması gereken konuklar.
Hatırlı Misafir Nasıl Ağırlanırdı?
Hatırlı misafir geleceği zaman evde tatlı bir telaş başlardı. Evin en güzel odası, misafir odasının başköşesi onlara ayrılırdı. Sandıklardan, çekmecelerden özel masa örtüleri, en şık yemek takımları ve misafir için saklanan ürünler çıkarılırdı.
İkramlarda hiçbir masraftan ve emekten kaçınılmazdı. En zahmetli yemekler yapılırdı. Sohbet esnasında kelimeler özenle seçilir, hürmette ve hizmette kusur edilmemesine azami dikkat gösterilirdi. Hatırlı misafire en hoş ikram, bol köpüklü Türk kahvesi olurdu.
Hatırlı misafir kavramı, kültürümüzdeki “misafirperverlik” anlayışının en üst noktasını ve insana verilen derin değeri temsil ederdi.
Hatır gönül meselesi, mesele olmaktan çıktı, hatırlı misafirler kapımızı çalmaz oldu, çalınan kapılarımız açılmaz oldu. Hâl hatır sormaz olduk, hâlimiz hatırımız sorulmaz oldu.
Hatır’dan türeyen kelimeler konusuna girersek, uzun bir yolculuğa çıkmak zorunda kalırız. Refik Halid Karay’ın ruhu şad, mekânı cennet olsun. Hatırınız var olsun.






